ithalat & ihracat
DIS PAZARLARA ACILMADA KARSILASILAN SORUNLAR
Turk ekonomisinde son yillarda yasanan gelisme ve degisimler, firmalarin uluslararasi pazarlara acilma olgusu, bu pazarlarda yasanabilecek risk ve belirsizlikler, cesitli firsatlar, isletmeleri bazen olumlu, bazen de olumsuz yonde etkileyebilmektedir. Dis pazarlara acilmak isteyen isletmeler icin bazi belirgin sorunlar ve engeller vardir. Isletmelerin dis pazarlarda basarili olabilmeleri ve rekabet edebilmeleri icin bu sorunlari ve engelleri analiz ederek asmanin yollarini aramalidirlar.
1.Guvenlik: CE- Isareti
Urunlere CE isareti vurulmasi bu urunlerin AB ulkeleri icin serbest dolasim “pasaportu”na sahip olduklari anlamina gelir (Akin; 1996, s.66). Avrupa Birligi ulkelerinde mallarin serbest dolasiminin temini amaciyla yeni yaklasim direktifleri ile test ve belgelendirmede kuresel yaklasim politikalari cercevesinde ortak resmi bir isaret uygulamasi 1989 yilinda baslamistir. Uygulamanin yeni olmasi nedeniyle soz konusu direktifler ve bunlarin uye ulke versiyonlarinin yururluge girmesi icin bir tarih verilmekte, belirtilen bu tarih itibari ile CE isaretinin kullanimi baslamaktadir. Gecis suresi sonunda ise bu isareti tasimayan mallarin toplulukta uretimi veya satisi yasaklanmaktadir (TSE Bulteni:CE).
CE isareti her ne kadar bir kalite belgesi degilse de, hic bir uretici CE isareti koydugu malinin kalitesiz olma riskini goze alamaz. Cunku, CE isareti tasiyan herhangi bir urun, tuketicinin canina, malina veya cevreye zarar verirse bunun yaptirimi 7 bin ile 70 bin ECU (EURO) civarinda bir cezadir. AB’ne ihracat yapmak isteyen firmalar CE isareti koyarken muhakkak bir uzman kurulusa danismalidir (Budak; 1996,s.137).
2.Cevre:ISO 14000
Globallesen dunyanin onde gelen unsurlarindan biri cevresel degerlerin korunmasidir. Cevre unsurlarinin sorumsuz kullanimi, cevresel kirlenmeyi onemli boyutlara ulastirmistir. Kamuoyunun tepkisi cevre sorunlarina daha duyarli hale gelmektedir. Kamuoyunda artan bu cevresel hassasiyet isletmelerin cevreye bakisi uzerinde etkili olmaktadir. Cevre yonetimi konusu genel isletme yonetiminin icinde agirlikli bir konu haline gelmeye baslamistir. Isletmelerin cevreyi kirletmeden uretim yapabilmelerini ve urettikleri urunlerin cevreye karsi duyarli olmalarini saglamak icin ISO 14000 Cevre Yonetim Sistemi standartlari yayinlanmistir. Bugun bu belgelere sahip isletmeler uluslararasi pazarlara daha kolay girebilmektedir.
ISO 14000 Cevre Yonetim Sisteminin bir kurulusa sagladigi baslica avantajlar sunlardir (TSE Bulteni, s.9).
· Tuketicinin cevre icin beklentilerine cevap vermek,
· Kurulusun halkla iliskilerini olumlu yonde gelistirmek,
· Uluslararasi yeni standartlari uygulayarak alaninda onder olmak,
· Imajini ve pazar payini arttirmak,
· Taseronlarin belgelendirme kriterlerine cevap vermek (oncelikle KOBI icin),
ISO 14000 standartlar serisi isletmelere cevre sorunlarini sistematik ve anlamli bir bicimde ele almalarini saglayacak bir dizi arac sunmaktadir. Bu standartlar asagidaki temel ilkeler gozonunde tutularak gelistirilmelidir (Connel, 1996, s.121).
· Daha iyi bir cevre yonetimi saglanmasi.
· Butun ulkelerde uygulanabilirlik.
· Kamunun ve standardi kullananlarin cikarlarinin gozetilmesi.
· Dusuk maliyetlere yol acmalari ve dunyanin her yerinde, her boyda isletme icin kolaylikla uygulanabilirlik.
· Esnekligin icsel ve dissal kontrol edilebilirligi.
· Bilimsel tabana dayanmalari.
· Pratik, yararli ve kullanilabilir olmalari.
3.Kalite : ISO 9000 Kalite Standartlari
Rekabetci, global dunya pazarlarinda, kuresellesen ekonomilerde basarili olabilmek icin, rakip isletme ve ulkeler bazinda asgari duzeyde sahip olunan bir Kalite Guvence Sisteminin gelistirilmesi gerekir. Bunun saglanmasi icin de geleneksel sistem ve dusuncelerin terk edilerek, cagdas kalite dusuncesi ve yonetimi isletmelerde hakim kilinmalidir. Gunumuzde uluslararasi pazarlarda bir cok ulke kendi ulkesinin sinirlari icine girecek olan mal ve hizmetlerde cesitli kalite belgelerini sart kosmaktadir.
AB ve EFTA (Avrupa Serbest Ticaret Birligi) uyesi ulkeler ureticilerin kusursuzlugunu belgelemesi zorunlulugunu getirmislerdir. Yayinladiklari ISO 9000 Kalite Standartlari Serisi aranan sartlari, bunlari tutturabilmek icin gerekli yonetim sisteminin nasil kurulabilecegini, dokumante edilebilecegini ve surdurulebilecegini ozetlemektedir (Kozlu,1995, s.104).
4. Yetismis Eleman ve Dil Sorunu
Dis pazarlara acilacak olan firmalar, nitelikli bilgi ve beceriye sahip elemanlarin yetersizligi nedeniyle gerekli performansi gosterememektedirler. Ozellikle dis pazarlara acilmak durumunda olan isletmelerin, dis pazarlara acilma konusunda bilgili, deneyimli ve dil bilen elemanlara ihtiyaclari vardir. Oto yan sanayinde faaliyet gosteren firmalarin buyuk cogunlugunu KOBI’lerin olusturdugunu goz onune alirsak yetismis eleman sorunu daha da onemli olmaktadir.
Dil sorunu, urunlerini uluslararasi piyasalarda pazarlayan firmalar icin ortak bir sorundur. Dil sorunu pazara girisi; markalama, ambalajlama, urunu kullanmaya ya da monte etmeye yonelik talimatlar, garanti bilgisi, dagitim kanallarinin uyeleriyle olan iliskiler ve promosyon gibi cesitli faaliyetlerden ve uygulamalardan etkilenir (Karakaya, Stahl; 1991, s.103 ). Ozellikle ihracat ve pazarlama konularinda deneyimli ve yabanci dil bilen nitelikli elemanlarin istihdam edilmesi ile bu sorun asilabilir. Gunumuz global rekabet ortaminda dil sorunu her alanda karsimiza cikmaktadir.
Otomotiv yan sanayinde uretim faaliyetinde bulunan firmalar son yillarda egitilmis is gucu kullanimina buyuk onem vermektedirler. Istihdamda, meslek okullarinin egitim dallari arasinda yer alan torna, tesviye, freze, motor bolumlerinin yani sira, universitelerin makine muhendisligi bolumu mezunlarindan buyuk olcude yaralanilmaktadir. Diger taraftan, ciraklik egitim projesi hem imalat hem de tamir piyasasinda sektore onemli katkilar saglamaktadir.
Bununla birlikte, yan sanayii firmalarinin kucuk olcekli olanlarinin (cogunlugu kucuk olcekli), egitimsiz ve kucuk yasta istihdami onemli bir sorundur. Kucuk isletmelerin bu konuya daha fazla onem vermeleri, kacak ve cocuk isci calistirmanin onlenmesi, oto yan sanayiinde verimin arttirilmasi ve uretimde kalitenin saglanmasi ve surekliligi icin cok onemlidir (Ozbek, 2000, s.28).
5-Hukumet Uygulamalari ve Ithalat Kotalari
Hukumet uygulamalari ve ithalat kotalari, istikrarsiz politik ortamda uluslararasi pazarlara girmek icin bir engel teskil edebilir. Ucuncu dunya ulkeleri ve gelismekte olan ulkelerde hukumetler sik sik degismektedir. Urunlerini istikrarsiz ulkelerde pazarlayan firmalar genellikle, asagida cozum onerilerinde biraz daha ayrintili olarak aciklanan stratejik isbirlikleri ile bu pazarlara girebilirler ya da direkt ihracat yapabiliriler.
Diger taraftan ulkeler uyulmasi guc standartlar, paketleme ve etiketleme sartlari, saglik kontrolleri, uzun ve karisik formaliteler ve benzeri idari uygulamalar ile ithalati zorlastirmaktadirlar. Ornegin Japonya resmi engeller yerine yabanci sirketlerin uymasi guc piyasa kosullari ile uzun yillar ithalatini dusuk bir duzeyde tutabilmistir (Kozlu; 1995, s.21).
6.Teknoloji ve AR-GE
Kuresellesmenin etkisiyle teknolojik yenilikler cabuk eskimekte veya dunyanin her hangi bir yerinde ortaya cikan bir yenilik cabuk taklit edilebilmektedir. Bu nedenle firmalarin rekabet ustunlugu saglayabilmelerinin bir kosulu da surekli yeni urun ve hizmetleri piyasa sunmalaridir. Bunun icinde Ar-Ge calismalarina ayrilan payin artmasi veya en azindan yeterli duzeyde olmasi gerekir.
Ulusal ve uluslararasi pazarlarda rekabet avantaji saglamak ve bu avantajlarini surekli kilmak isteyen isletmelerin rakiplerine gore daha kaliteli urunu daha kisa surede uretebilecek uygun teknolojiyi secmeleri gerekmektedir. Uretim teknolojisinin onemi kadar yapilan AR-GE faaliyetlerinin yogunlugu da rekabet gucunu etkin kilan faktordur (Dogan;2000, s.15).
Otomotiv sanayinde teknoloji faktoru, rekabet duzeyini onemli olcude etkilemektedir. Bu nedenle otomotiv sanayinde teknolojik gelismelerin takip edilmesi icin AR-GE harcamalari arttirilmali ve universite-sanayii isbirligi olanaklari gelistirilmelidir. Teknolojik yeniliklerin takip edilmesi, gelistirilmesi ve uretim surecine adapte edilmesi ve isgucunde niteligin arttirilmasi AR-GE faaliyetleri ile saglanabilir (Orhan, 1997, s112).
7.Standardizasyon
Standartlasma, bazi urunlerin ayriminda kullanilan ve uretilen urunlerin uymak zorunda oldugu sinirlarin, derecelerin belirlenmesidir. Standart, urunlerin kalitelerini, niteliklerini, ozelliklerini belirleyen bir tanimlama listesidir. Urunler standartlastirilarak, belirli bir standarda gore, bir orneklik, beraberlik saglanmis olur. Bir isletmeci kendi mallarina ozgun standartlar belirleyebilecegi gibi, icinde yer aldigi endustrinin koydugu standartlara ulusal ve uluslararasi standartlara uyabilir. Standartlar, agirlik, buyukluk, dayaniklilik, olgunluk, kimyasal bilesim vb. olabilir (Tenekecioglu, 1994, s.180).
Yan sanayii firmalarinin cogu kucuk ve orta olceklidir. Uretimlerinde standartlasma yoktur. Atolye bazinda calisan ve ic piyasada tamamen yedek parca ihtiyacini karsilamaya yonelik, organize olmamis firmalardir. Ulkemizde yaklasik 1.000 civarinda olan bu firmalar, hassas teknoloji gerektirmeyen, basit sayilabilecek uretim yontemlerini kullanarak uretimde bulunmaktadirlar (Ozbek; 2000, s.10). Ozellikle otomotiv sanayinin genel ozellikleri dikkate alinirsa uluslararasi pazarlarda yuksek kalite standartlarina uymak soz konusudur.
8.Kultur
Kulturel farkliliklar ozellikle uluslararasi pazarlar icin onem tasimaktadir. Cunku kultur, dunya uzerinde yoreden yoreye degisir ve uluslararasi pazarlamanin basarisini etkiler. Ulkeleri kulturel farkliliklari, pazarlanan mal ve hizmetler ile pazarlama yontemlerini etkiler. Bu nedenle her ulkenin gelenek, gorenek, tutum, aliskanlik ve davranislari, nufusun gelisimi, dagilimi, din, dil, irk, sosyal siniflar, aile sistemleri, sosyal degerler ve normlar ozellikle uluslararasi pazarlamada goz onunde bulundurulmalidir (Akat; 1996, s.5). Global isletme yonetimlerinin onlerindeki bazi kulturel ve deger farkliliklari engelleri soyledir (Tek;1997, s.259).
· Kendi ulke yoneticilerinin ustunlugunu vurgulamak.
· Denizasiri yoneticileri secim yontemi.
· Bayram, dini gunler ve adetlerin farkliliklari (Islam ulkelerinde Cuma gunlerinin tatil olmasi vb.) (Uzun zamandir Turkiye’de basilan bircok ajandada ozellikle ihracatci ve ithalatcilar vb. icin dunya devletlerinin bayram, tatil gunleri vb. yer almaktadir)
· Farkli kulturlerdeki insanlarin farkli gereksinmelerinin olusu dolayisiyla gelisme yolundaki ulkelerde “para”, “is zenginlestirme”den once gelir.
· Dil farki
9.Ulke ve Firma Imaji
Uluslararasi pazarlamada ozellikle ulke imaji ve firma imaji dis pazarlara acilmak isteyen firmalar acisindan cok onemlidir.
Ulkelerin yabanci sermayeye karsi tutumlari, siyasi istikrar, toplumsal baris, sendikal hareketler gibi konular ulke imaji acisindan cok onemli faktorlerdir. Diger taraftan ulke imajina bagli olarak firma imaji da dis pazarlara acilmada onemli bir firsat veya engel teskil edebilir. Yine cevreye karsi duyarlilik, insan haklarina saygi ve sosyal sorumluluk gibi konular da firma ve ulke imaji acisindan cok onemlidir.
Eger girilecek olan dis pazara ulkemizden daha once baska (farkli alanlarda veya ayni alanda faaliyet gosteren) firmalar girmis ve ulke veya firma aleyhine olumsuz bir imaj olusmus ise bu da o pazara giris faaliyetini olumsuz etkileyecektir.
10.Uretim Maliyetleri
Uluslararasi piyasalarda rekabetin her gecen gun artarak devam etmesi firmalara fiyatlarini dusurme yonunde baskilar olusturmaktadir. Uluslararasi pazarlarda basarili olmak isteyen firmalar oncelikle kalite-fiyat (yuksek kalite, dusuk (uygun) fiyat) dengesini cok iyi olusturmak durumundadir. Bu konuda kullanilan yeni maliyet ve fiyat hesaplama tekniklerinden yararlanilmalidir.
Uretim bicimlerinde degismelerin sik yasandigi otomotiv sektorunde de yabanci firmalar tasarim ve uretim hazirlik asamasinda sure ve maliyetleri onemli olcude azaltmaktadirlar (hedef maliyetleme, kaizen maliyetleme, deger muhendisligi (value engeneering), faaliyete dayali maliyetleme (activity based costing) sistemi gibi maliyetleme tekniklerini kullanarak). Bu surecte yan sanayii firmalari bu degisime ayak uydurmak zorundadirlar.
11.Tasima-Depolama ve Dagitim
Ulkemizden her ulkeye ulasim olanagi yoktur. Bir cok ulkeye mal nakletmek cok masraf ve zaman gerektirmektedir. Bu da maliyetleri daha da arttirmaktadir. Bu nedenle bir dis pazarlama projesinin basindan tasima olanaklarini ve maliyetlerini arastirip rakiplerle karsilastirmalidir.
Bazi ulkelere tasima olanaksiz gibidir. Bircok deniz asiri ulke ile aramizda tarifeli gemi veya ucak seferi olmadigindan tasima ancak aktarmali olarak yapilabilmekte, yine bu da maliyetleri yukseltmekte ve uzun zaman almaktadir.
Ozellikle oto yan sanayinde yenileme pazarina yonelik farkli ulkelere ihracat olanaklari arastirilirken, tasima, depolama ve dagitim maliyetleri analiz edilerek incelenmelidir.
12.Rakipler ve Rekabetin Siddeti
Eger girilmesi planlanan dis pazarda mevcut olan rakipler cok kuvvetli ve kararli iseler, o urunun o pazarda karli bir sekilde satilmasini engelleyebilirler. Bu nedenle rekabet kosullarini ayrintili olarak incelemek gerekir.
Rakiplerin basari nedenlerini arastirmak hem pazara giris olanaklarina hem de giris stratejilerine isik tutacaktir. Basari ornegi olarak sadece en buyuk kuruluslar degil, ayni zamanda ufak pazar bolumlerini karli bir sekilde degerlendirebilen kucuk firmalar da incelenmelidir. Genellikle basari nedenleri arasinda su kosullardan bazilari bulunabilir (Kozlu,1995, s.47); Ustun urun ve/veya servis kalitesi, fiyat avantaji, maliyet avantaji, uretim yerinin ve tasima uzakliklarinin getirdigi avantajlar, satis ve dagitimda ustunluk, ilgi pazara yeni girecek bir firma icin bunlar birer engel olabilir.
13.Kullanilmis veTaklit Mallar
Turkiye’de oto yan sanayinde uzun zamandir sorun halinde bulunan kullanilmis yedek parca kendine ozgu bir pazar yaratmis durumdadir. Soz konusu pazari yedek parcada hurda araclardan cikan veya muhtelif kanallarla yurt disindaki araba mezarliklarindan getirilen yan sanayii urunleri olusturmaktadir.
Gerek yan sanayi ureticileri, toptan ve perakende ticaret yapan sirketler, gerekse tamirci ve oto sahiplerinin en fazla sikayet ettikleri konunun basinda taklit mallar gelmektedir. Daha kalitesiz ham maddelerden uretilen ancak orijinali ile ayni ambalajinda pazarlanan taklit mallar piyasada daha dusuk fiyatla satilmakta ve fiyat dengesini bozarak haksiz rekabet olusturmaktadir (Gozlem, 2000, s.13).
Kaynak :
Dis Ticaret Mustesarligi
Erisi danısmanlik ithalat ve ihracaat konusunda da yaninizda
Ogrenmek istedikleriniz icin bize ulasın

