Beden Dili
BEDEN DILI OGRENMEKTE GOZLEMIN ONEMI
“Konusmalarimizin cogunu dilimizle degil bedenimizle yapariz.”
Milton H. Erickson
GOZLEMIN GUCUNU GOSTEREN BIR VAKA
Sol elini surekli agzinda tutarak agzini gizleyen bir kadin Erickson’a gelir. Sokakta bile bu sekilde yurumekte, lokantada eli agzinda yemek yemektedir. Adeta eli agzina yapismis durumdadir. 10 yasindayken bir trafik kazasinda on camdan disari firlamis. Bu 10 yasindaki bir kiz icin korkunc bir tecrube. Agzi cam parcalari tarafindan kesilmis ve cok kan kaybetmistir. Agzinin hep kesIk oldugu dusuncesiyle buyumus, kimsenin agzina bakmasini istemediginden, surekli agzini kapali tutmustu.
Erickson kadina cilt bakimi ile ilgili bir kitap verir. Kitapta yuzdeki guzel kivrimlar ve noktalar adli bolum dikkatini ceker. Erickson danisanin yuzunde oldugunu sandigi yara izine dikkat cekecegini dusunmustur. Insanin yuzunde boyle guzel kucuk nokta ve kivrimlarin olmasi fikri ona oldukca cekici gelmistir. Erickson danisanindan kendi yuzundeki yara izini yani guzel bolgeyi cizmesini ister. Sonra da danisanindan bir erkek arkadasi ile cikmasini ister. Ancak bulusmaya iki elinde canta ile giderse, partnerinden iyi geceler opucugu alacagini, hem de opucugun tam yara izinin, o guzel kivrimin uzerine gelecegini anlatir. Iyi geceler opucugune izin verdiginde erkegin her zaman saklamaya calistigi yerinden, yarali tarafindan optugunu fark eder. Ciktigi alti erkegin hepsinin de yuzunun yarali tarafini optugunu hayretle gorur ve artik yuzunu eliyle saklamaktan vazgecer.
Erickson’un aciklamasina gore kadinin farkinda olmadigi sey; meraka kapildigi anlarda kafasini istem dis olarak hep sol tarafa cevirmesidir. Erkek simdi beni yara yerimden opecek mi diye her merak ettiginde bilincdisi olarak kafasini sola cevirir ve boylece adam sag taraftan opmek zorunda kalir. Yara izi de oradadir.
Erickson “Ne zaman danisimin bu durumunu bir toplulukta anlatsam kadinlarin yuz kaslarini hareket ettirdiklerini, yuz ifadelerini degistirdiklerini goruyordum.“ diyor. Buna subliminal etki diyoruz.
Erickson'un bu vakada yaptigi en onemli sey: danisaninin yuzunu saklamak seklinde kullandigi savunma mekanizmasindan kurtarmak ve devaminda bilincdisi otomatik bir davranisin yardimiyla beraber oldugu erkeklerin kucuk ve onemsiz bir yara izini opulecek nokta haline getirmekti. Erickson bunu bayanin kendi kendine kesfedecegini tahmin ediyordu (Rosen, 1982).
Insanlarin mimikleri ile konusmanin duygusal icerigi arasinda baglar olmasi fikri kimseyi sasirtmayacaktir. Ama bu baglar Erickson yonteminde buyuk onem tasimaktadir. Geleneksel hipnozcular genellikle ise gozlerini uzun sure kirpmadan bakma egzersizleri yapmakla baslarlar. Oysa Ericksonian hipnoza baslamak icin ise insanlarin mimiklerini aylarca gozlemlemek gerekir. Bazen mimikler terapistlere danisanlari hipnozda iken elde edecekleri bilgiden kat kat daha fazlasini verebilir.
TV spikerleri “Simdi kisa bir reklam arasi veriyoruz.” derken onlari dikkatlice hic gozlediniz mi? Bu cumleyi her soylediklerinde mimikleri aynidir. Kabul eder misiniz gibisinden kafalarini yukaridan asagiya hareket ettirirler. Cunku hissedilenler aynidir.
NELER GOZLEMLENMELIDIR ?
Erickson danisanin her turlu dogal ve otomatik hareketlerini gozlemlerdi. Baslicalari asagidaki gibidir.
1. Danisanin bas ve el hareketleri,
2. Goz kirpmasinin hizli mi yavas mi yoksa sIk mi oldugu,
3. Ayaklarin hareketi, ellerin pozisyonu ve hareket yonu (orn:eller birbiri uzerinde durdugunda danisan savunma pozisyonunu almistir),
4. Dudak islatmalari, yutkunmalari, kaslarin hareketi, agzin etrafindaki gerilme ve gerilim.
5. Ofise nasil gelirler. (Bazilari etrafina bakinir, bazilarinin ise etraflarindaki hicbir sey umurunda degildir.)
6. Danisanin oturusuna. Otururken vucudunun durusuna .Ornegin basi ya da vucudu bir yana yatma egiliminde olup olmamasi v.b.
7. Giysileri icin sectikleri kumasin cinsi. Ayakkabilari.
8. Nefes alma hizlari.
9. Gozbebeginin buyuyup kuculme hareketleri ve her iki goz bebeginin esit sekilde hareket edip etmedigi.
10. Bedenin ajitasyonuna.
Diyebilirsiniz ki tum bunlari gozlemlemenin bir terapiste ne yarari
olabilir ? Erickson bu soruya su cevabi verir: “ Anormalin ne oldugunu anlayabilmek (gozlemleyebilmek) icin once normalin ne oldugunu bilmemiz gerekir. Bundan dolayi o her zaman herkesi gozlemlerdi.
Lankton, Erickson’a gore tum davranislarimizin ideamotor (hipnozda insanlarin sorulara vucut hareketleri degisIklikleri veya isaretleri ile yanit vermesi) davranislar oldugunu soyluyor (Lankton, 1983 s.125). Bu dogrultuda beden dilinin tum sekilleri ideamotor isaret sistemi olarak anlasilabilir (Erickson & Rossi, 1981, s.19).
Erickson konusmalardaki duraklamalari dusuncenin ice yonelmesi ve derinlemesine dusunme olarak degerlendirirdi. Icsel konsantrasyon varsa beden dilimiz hipnozdaki beden dilinin ozelliklerini kazanmaya baslar (Erickson & Rossi, 1979 s.16).
Erickson danisanin beden dilini okudugunu danisana gerektigi kadar hissettirerek toropatik bir hipnoz olustururdu. Terapisti tarafindan anlasildigini (beden dilinin okundugunu) hisseden danisan gevser ve rahatlardi. Bu durumda danisanlarin ideamotor olarak verdikleri yanitlarin sayisi artardi.
Erickson danisanin beden dilini okudugunu danisana gerektigi kadar hissettirerek toropatik bir trans olustururdu. Terapisti tarafindan anlasildigini (beden dilinin okundugunu) hisseden danisan gevser ve rahatlardi. Bu durumda ideamotor olarak verdikleri tepkilerin sayisi artardi.
ZIHIN OKUMA (MIND READING)
Erickson'un en onemli ve kullanisli tekniklerinden biri de zihin okuma (mind reading) olarak adlandirilabilir. Teknik danisanin dikkatli bir sekilde gozlenmesi ve davranislarinin bir aynada yansiyormus gibi taklit edilmesiyle baslar. Bu tur bir iliski samimi bir iliskiye (Rapport) zemin hazirlamaktadir. Rapport tum psIkoterapilerde zorunludur. Hipnoterapide rapport diger terapilere nazaran cok daha kisa surede olumlu sonuclar vermektedir. PsIkoterapi baglaminda rapportun onemine ilk defa Anton Mesmer deginmistir. Tum psIkoterapilerde bu teknigin merkezi bir oneme sahip oldugu bilinmektedir. Kimse olumlu iliskiler kuramadigi, iyi seyler hissetmedigi bir terapistle yola devam etmek istemez.. Guclu bir teropatik iliski danisana anlasildigini ve guvende oldugunu hissettirir. Ancak bu guvenle danisan icsel yasaminin kapilarini terapistine acabilir.
Romans, rapport fikrini ne kadar carpici cumlelerle ifade ediyor;"Danisan o anda zevk aliyorsa, terapistte zevk almalidir, seans esnasinda iki beden olmasina karsilik bir zihin bulunmalidir."
Bu konuda baska bir carpici ifade de Scheeflen ‘dir:"Danisaniniz ve siz sigara iciyorsaniz sigaranizin dumanini onunla ayni anda ufleyebilirsiniz. Onunla ayni yuz ifadesini gostermelisiniz. Bazen ayni kelimeleri ve mimikleri kullanmalisiniz."(1973,p146)
Ancak danisani taklit etmeyi cok abartirsaniz bu tehlikeli olabilir. Bu teknik danisanin kizginlik duygularini ortaya cikarmayacak sekilde dozunda kullanildiginda yararli olur.
GUNEY AVRUPALININ EL YAZISI
Bir kadin Erickson’a gelir. Erickson kisisel bazi bilgilerini (telefon adres vs.vs.) yazmasi icin danisanina bir kagit verir. Erickson araya girerek “Avrupa gocmenisiniz degil mi?” der. Kadin “evet” der ve yazmaya devam eder. Yazmayi Avrupa’da ogrenmis olanlarin yazisi ile Amerika’da ogrenmis kisilerin metinlerinde ne gibi bir farklilik oldugunu Erickson bilmektedir. Erickson daha sonra “Muhtemelen Guney Avrupalisiniz, Italya veya Yunanistan olabilir” der. Erickson bilmistir. Sonra Erickson “ Cocukken kiloluydunuz degil mi?” der. Oysa su anda bu insan oldukca zayiftir. Danisan cok sasirmis bir vaziyette nasil bildigini sorar. Erickson “Kalemi kilolu insanlar nasil tutuyorsa oyle tutuyorsunuz” der.
SONUCLAR
1- Bilincaltimiz benzemek ister. Esneme bu yuzden bulasicidir. Tanismak istedigin birinin yanina oturur ve ayni sekilde nefes alirsaniz sizinle tanisacaktir.
2- Oturan bir kisiye ayakta durarak konusmalar yaparsaniz buyuk olasilikla rahatsiz olacaktir ve oturmaniz icin israr edecektir. Uyum iletisimin kalitesini arttirir. Iletisimde Ericksonian uyum bir taklit degildir, ritmi yakalamaktir. Tipki dans etmek gibi. Danscilar birbirini kopyalamazlar butunlerler. Beden dilinde uyumu saglamak karsinizdaki kisinin size kapilarini acmasini saglayabilir.
3- Albert Mehriban 1981 yilinda yaptigi calismada, beden dili ve ses tonunun kisilerin guvenilirligi uzerindeki etkisini arastirmistir. Bunun ardindan yapilan arastirmalar da, kelimeler ile beden dili celistiginde, bilincli dikkatimizi kelimeler uzerinde yogunlastirsak bile, sozsuz mesaji hemen her zaman en onemli unsur olarak algiladigimizi gostermistir. Bazen neden bir kimseye guvenemedigimizi anlayamayiz, oysa bunun nedeni karsimizdaki kisinin beden dilinin bilincdisimizda biraktigi intibadir (O’Connor & Mc Dermot, 1996).
4- Eger beden dilindeki uyumun gucu hakkinda kuskunuz varsa, su deneyi yapiniz. Oncelikle konustugunuz kisinin beden diline uyun. Ayni beden durusunu alin. El ve kol hareketlerinizin sIkligini ve hizini karsinizdaki kisiye uydurun. Iletisiminizin nasil ahenkli oldugunu fark edeceksiniz. Daha sonra uyumu bozun. Beden dilinizi tumuyle farkli hale getirin. Iletisiminiz kopma noktasina gelecektir.
Arastirma : Uzm.PsIkolog Tuncay OZER
Beden Dili
1. AcIlma Sureci
2. Aksesuarlar
3. Avuc Hareketleri
4. AyaklarI Kavu$turmak
5. Bacak Bacak Ustune Atmak
6. BakI$lar
7. BakI$lar: Gozle DI$arIda BIrakma
8. BakI$lar: Mahrem BakI$
9. BakI$lar: Sosyal BakI$
10. BakI$lar: Yan BakI$
11. BakI$lar: I$ BakI$I
12. Ba$ Hareketleri
13. Bilek Kilitleme Hareketi
14. Cinsel Kur DavranI$larI
15. Cinsel Kur DavranI$larI (erkeklere Ozgu Kur DavranI$larI)
16. Cinsel Kur DavranI$larI (kadInlara Ozgu Kur DavranI$larI)
17. Cinsel Sahiplenme
18. Cinsel Ilgi A$amalarI
19. Cinsel Ilgide Ilk DakikalarIn Onemi
20. El Hareketleri
21. El SIkma Turleri
22. Eller Ve Parmaklar
23. Kol Kavu$turma
24. Kol Kavu$turma (gizli (ortuk))
25. Oturma Duzeni
26. Oturma SIrasInda Bacak Ve AyaklarIn KullanIlI$I
27. Oturma SIrasInda Beden Duru$u (postur)
28. Oturma SIrasInda Kaplanan Alan
29. Oturma Icin Secilen Yer
30. Oturma $ekli: 90°lik AcIyla Oturmak
31. Oturma $ekli: Capraz Oturmak
32. Oturma $ekli: Kar$I Kar$Iya Oturmak
33. Oturma $ekli: Yan Yana Oturmak
34. Saklanma DavranI$larI
35. Ses
36. Ses Kontrolu
37. Sesin Nitelikleri
38. Sesinizi NasIl Geli$tirirsiniz?
39. Yalan, Samimiyetsizlik, $uphe Ve Tereddut
AcIlma Sureci
Insanlar bir grupta kendilerini rahat hissetmeye ve gruptaki insanlarI tanImaya ba$ladIkca bacak ve kollarI kavu$turulmu$ konumdan rahat acIk konuma dogru bir dizi yazIlI olmayan hareket kodundan gecerler. Avustralya, Yeni Zelanda, Kanada ve Amerika da ya$ayan ki$iler uzerinde yapIlan calI$malar bu ulkelerdeki ayakta acIlma sureclerinin aynI oldugunu gostermi$tir.
1. A$ama: Savunmada, kol ve bacaklar kavu$turulmu$.
2. A$ama: Bacaklar acIk ve ayaklar yan yana notr konumda.
3. A$ama: Kol kavu$turmada ustte olan kol acIlIr ve konu$urken avuc anlIk olarak gorunur ve geri kavu$turulmu$ konuma donmez. Diger kolun dI$ tarafInI tutar.
4. A$ama: Kollar acIlIr ve bir kol hareketlenir veya kalca uzerine ya da cebe konabilir.
5. A$ama: Birisi tek bacak uzerinde arkaya yaslanIrken diger ayagInI grupta en ilginc buldugu ki$iyi gosterecek $ekilde ileri uzatIr.Alkol bu sureci hIzlandIrabilir veya bazI a$amalarI ortadan kaldIrabilir.
AKSESUARLAR
PolitikacI ve i$adamlarInIn kar$Iya mesaj vermek icin kullandIklarI aksesuarlar da vardIr. HIrkanIzdaki timsah logosu bakIn benim bunu alacak kadar param var mesajInI verirken, yIllar once Polo oynayan beyefendi diye yorumladIgInIz bir logo, sahtesi cok yapIlIp, tum tatil yorelerinde tezgahlarda uc tanesi 1O dolara satIldIgI icin Elinde comakla beygiri doven herif , durumuna du$up eski havasInI kaybedebilir. Ye kurkum ye (fine feathers make fine birds) gibi atasozleri tum dunyada gecerli oldugu icin Amerika da zIpIr yuppie ler icin rolex saat ve benzeri pahalI ku$amlarI kiralayan dukkanlar var(Marka du$kunlugunun salaklIk duzeyine geldigi ulkemizde bu i$ kolunun uyanIk giri$imcilerce degerlendirilebilecegi kanIsIndayIm.) Evet aksesuarlarla etrafa bir cok mesaj verebilirsiniz, ornegin gozu bozuk olmadIgI halde numarasIz gozluk takanlar, etrafIna bilgili ve entelektuel bir hava verirler. Gune$ gozlugunun de verdigi mesajlar vardIr; bIckInlIk, (ya da Ne zaman kar$Ima bir tele vole kamerasI cIkacak? Ne zaman unlu olacagIm? diye bekleyenlerin kendilerini saklIyormu$ gibi gorunup aslInda her gece ekranda olma istegi) gibi tavIrlarI yansItIr. Bir de, kapalI havalarda bina icinde bile gune$ gozlugu takanlar vardIr. Profesyoneller gozlugu kar$IsIndakini yonlendirmek icin de kullanIr. Bir acIk oturumda dikkat edin, deneyimli ve gozluklu bir politikacI kar$IsIndaki konu$urken gozlugunu takar, kendi konu$urken cIkarIr. Bu hareket kar$IsIndakini bir sure sonra Pavlov un kopegi haline getirir. Gozlugu cIkardIgI anda sozun ona gectigini kar$IsIndaki hisseder ve susar. Sigara, pipo, puro da ayrI mesajlar verir. Sigara daha gunluk ve sIradandIr , her gun rastlayabilirsiniz. HIzlI, cabuktur. A tipi diye sInIf1andIrIlan (aceleci, cabuk karar verebilen, hIrslI, sorumluluk sahibi, cabuk sinirlenen) insanlar sigarayI tercih eder. Pipo icmek ise bir tur torendir, uzun zaman ister , pipo entelektuel, biraz karamsar, coklukla du$unce ve edebiyat, ince bir muzik zevkidir. B tipleri (sakin, yava$ karar veren, hIrssIz, geni$, zor sinirlenen) pipoyu tercih eder. Puro icerek ba$ka mesajlar verirsiniz, insanlara dersiniz ki: “Benim kacakcIlIkla zengin oldugumu herkes biliyor , uma bakIn koca bir kulubun ba$IndayIm ve kimse bana dokunamaz”, ya da “Ben bakanIm ama muteahhitlerle, onlarIn ozel ucaklarIyla yurtdI$Ina gidip %5 komisyonla i$ baglIyorum” veya “Kocam inanIlmaz yukseldi ve devletin bu kademesine geldi, $u anki makamImla, kendim arasIndaki bir turlu hazmedemedigim bu farkI kapatmaya calI$Iyorum, bakIn puro iciyorum, bakanlara el opturuyorum” veya “Flo$ kacakcIlIgIyla zengin oldum, ama bakIn l.sInIf tarIm arazisine yaptIrdIgIm, imar izni olmayan konutlarIn acIlI$InI devletin ba$Indaki insanlara yaptIrIyorum, garibanlarIn evini yIkarsInIz ama benim siteme dokunamazsInIz” ya da “O adamI benim oldurttugumu butun bir $ehir halkI biliyor ama; benim oyle bir politik ve medya gucum var ki, cinayeti butun bir medya ba$ka bir adama yukledi, bakIn kimse bana dokunamIyor” dersiniz insanlara. Eminim siz ba$ka eklemeler yapmI$sInIzdIr.
Sigara, puro, pipo dumanInI takip ederek kar$InIzdakinin ruh halini yakalayabilirsiniz. Bu olur mu? Olur. BakIn, dogumhane koridorunda volta atan baba adayInI du$unun, dumanI a$agI ufluyordur ve mutlaka sert, keskin bir ufleyi$i vardIr. Bir i$ten ba$anyla cIkan bir yonetici ise arkasIna yaslanIp dumanI yukan ufleyecektir. Uflemenin surati ise duygunun yogunlugunu gosterir. A$agI yava$ ufleyen daha az gerginken, sert ufleyen daha sinirlidir. Bir seminerimde dinleyicilerden birisi “Benim ba$Ima $u geldi, bir keresinde kar$Imdaki hanIm dumanI a$agI yukan degil de, yuzume ufledi, peki bu ne anlama gelir?” diye sordu. Ben de “Bekar mIsInIz?” diye sordum. Evet cevabInI alInca, “Bunun anlamInI bilmezsen tabii bekar kalIrsIn” dedim ve “ AnladIm hocam” cevabInI aldIm. BIyIklar, sakallar da mesaj verir. Bunun aynntIsIna girmemem gerektigini du$unuyorum, cunku hangi bIyIgIn veya sakalIn degi$ik bir imaj cagn$tIrdIgInI zaten biliyorsunuz. Bir omek vermek gerekirse, bir kurban almaya gidiyorsunuz, kurban satan adam ince telli yuvarlak gozlukleri olan, keci sakalllI ve papyon takan birisi, $oka girersiniz. Giyiminiz ve aksesuannIzla kar$InIzdakine kim oldugunuzu ve kurumunuzu anlatIrsInIz. Insanlar sizi giysilerinizle kar$Ilar, du$uncelerinizle ugurlarlar ama; du$uncelerinize giysileriniz ve aksesuarlarInIz deger katar. Mevlana nIn cok guzel bir sozu var;
”Ne insanlar gordum ustlerinde elbise yoktu,
Ne elbiseler gordum icinde insan yoktu “
I$ ya$amImIzda etrafInIzda dola$an, bir suru takIm elbise, sizinle toplantIya giren kalemler, sizden randevu isteyen saat markalarI, size i$ veren purolar, ortaklIk kurmak isteyen havalI markalI deri cantalar goreceksiniz. Belki de bir parfum markasIna a$Ik olacak ve bir gune$ gozluguyle flort edeceksiniz. Icinde insan olmayan elbiseleri gorebilmeniz icin, Mevlana nIn hayat tecrubesine sahip olmalIsInIz. Bu da imkansIz. I$e eleman yerle$tirme goru$mesi egitimi verirken profesyonellere ogretmeye calI$tIgIm en onemli nokta ilk intiba nIn etkilerini silebilmeleri. Ilk otuz veya doksan saniyede olu$turdugunuz o intiba kolay-kolay degi$mez. Kar$InIzdaki pala bIyIklI, dalyan gibi i$adamInIn sag kulagIna takacagI nokta kadar bir kupe sizi goru$me boyunca duygudan duyguya goturecektir. SatIcIlara ve konu$macIlara insanlann aklInda kalmalan icin uzerlerinde farklI bir aksesuar bulundurmalan tavsiye edilir , i$ goru$mesinde bunu takIn derler. O kadar adayIn arasInda bir farklIlIgInIz, akIlda kalIcIlIgInIz olsun. FarklI renk bir kravat, bir rozet vs. gibi. O yuzden gazetelere kendi paralanyla tam sayfa ilan verip “Turk gurusu Selami aranIzda, hepinize ya$amIn ve i$ ya$amIndaki ba$annIn sIrlannI ogretecegim” diyen uzmanlann (veya uzman cavu$lann) pembe uzerine san puanlI papyonlar taktIgInI gorursunuz. (Bu yuzden guru nun yanInda ya$ da yanabiliyor ) CIrtlak bir papyon aklInIzda kalIr. Yirmi dort resim karesinden farklI olanIn bilincaltIna girdigi gibi. Demirel in kalabalIklara salladIgI $apka gibi, o sizi diger liderlerden ayIran bir semboldur. Ecevit in mavi gomlegi ve kasketi gibi, kasket de ayIrt edici bir semboldur. Tayyip Erdogan karanfillerle ozde$le$meye calI$Irken , Erbakan In parlak kravatlan, Mesut YIlmaz In beyaz yakalI gomlekleri, Tansu Ciller in fulan gibi. AyIrt edici semboller sizi akIlda bIrakIr , Turke$ Doyle bir $eye ihtiyac duymadI, kalIn ka$lan yeterince farklIlIk olu$turuyordu. Hitler de ise farkI yaratan badem bIyIktI.
AVUC HAREKETLERI
AcIk Avuclar
AcIk avuclar durustluk anlamIna gelebilir. Tarih boyunca acIk avuc gercek, durustluk, sadakat ve teslimiyetle bagda$tIrIlmI$tIr. Pek cok yemin el kalbin uzerindeyken edilirken mahkemelerde tanIklIk ederken avuc havada tutulur. Incil sol elde tutulurken sag avuc da mahkeme uyelerinin gorebilecegi $ekilde yukarIda tutulur. Gundelik kar$Ila$malarda insanlar iki temel avuc konumunu kullanIrlar. Birincisinde avuc yukarI donuktur ve yiyecek veya para dilenen dilencinin tipik hareketidir. Ikinci harekette ise avuc sanki bir $eyi tutuyor veya kIsItlIyormu$casIna a$agIya donuktur. Birinin acIk ve durust olup olmadIgInI anlamanIn en anlamlI yollarIndan biri avuc hareketlerine bakmaktIr. NasIl bir kopek teslimiyet veya yenilgiyi belirtmek icin boynunu gosterirse insan denen hayvan da aynI tavIr veya duyguyu belirtmek icin avuclarInI kullanIr. Ornegin, insanlar istediklerinde her iki avuclarInI da kar$IlarIndaki insana acIk tutarak Sana kar$I tamamen durust olacagIm gibi bir $eyler soylerler. Birisi acIlmaya veya gercegi soylemeye ba$ladIgInda avuclarInIn tamamInI veya bir kIsmInI kar$IsIndakine acmaya ba$lar. Vucut dilinin cogu ogeleri gibi bu da tamamen bilincsiz olarak yapIlan ve sizde kar$Idakinin dogruyu soyledigi hissini uyandIran bir harekettir. Bir cocuk yalan soylediginde veya bir $eyi gizlediginde avuclarInI arkasIna saklar. Benzer $ekilde arkada$larIyla dI$arIda bir gece gecirdikten sonra nerede oldugunu soylemek istemeyen bir erkek de nerede oldugunu acIklamaya calI$Irken avuclarInI ya ceplerine saklayacak ya da kollarInI kavu$turacaktIr. Boylece gizledigi avuclarIndan karIsI dogruyu soylemedigi hissine kapIlacaktIr.PazarlamacIlara, mu$teri satIlan malI neden alamayacagInI anlatIrken onun avuclarIna bakmalarI ogretilir. Gercek nedenler sadece avuclar acIktayken soylenir.
AvuclarIn KandIrmak AmacIyla Bilerek KullanIlmasI
Okuyucu, Yani avuclarImI gostererek yalan soylersem insanlar bana inanIr mI? diye soracaktIr. Bu sorunun cevabI hem evet - hem de hayIrdIr. AvuclarInIz acIk olarak yalan soylerseniz durustlukle ilgili hareketlerin cogu eksik olacagIndan ve yalanla ilgili olumsuz hareketleri de acIk avuclarla celi$kili bicimde yapacagInIzdan samimi olmadIgInIz anla$Ilabilir. Daha once de belirtildigi gibi profesyonel yalancIlar sozel olmayan i$aretlerinin sozel yalanlarIyla uyu$masI sanatInI ogrenmi$ insanlardIr. Profesyonel yalancI yalan soylerken durustlukle ilgili sozel olmayan i$aretleri ne kadar etkili olarak kullanIrsa i$ini o kadar daha iyi yapar. Ancak ba$kalarIyla ileti$im kurarken acIk avuc hareketlerini kullanarak kendinizi daha inandIrIcI kIlmanIz mumkundur. Buna kar$IlIk acIk avuc hareketleri alI$kanlIk halini aldIkca dogruyu soylememe egilimi de azalIr. Ilginctir ki cogu insan avuclarI acIkken yalan soylemekte zorlanIrlar ve avuc i$aretlerini kullanmak ba$kalarInIn verecegi yanlI$ bilgilerin azalmasInI saglayabilir. Bu ayrIca size kar$I daha acIk davranmalarInI da te$vik eder.
Avuc Gucu
En az fark edilen ama en guclu sozel olmayan i$aretlerden bir tanesini avucumuzla yaparIz. Dogru kullanIldIgInda avuc gucu kullanIcIya bir otorite ve digerlerinin uzerinde sessiz bir iktidar saglar. Uc tane temel avucla kumanda hareketi vardIr: avuc yukarIya bakIyor, avuc a$agI bakIyor ve avuc kapalI parmak ilerde konumu. Uc konumun farklarInI $u ornekle gosterebiliriz: birisinden bir kutuyu kaldIrIp aynI odadaki ba$ka bir yere ta$ImasInI istediginizi varsayalIm. AynI ses tonu, aynI sozcukler ve aynI yuz ifadesini kullandIgInIzI ama sadece avuc konumunuzu degi$tirdiginizi varsayalIm. Avucun yukarI bakmasI sokaktaki dilencinin dilenme hareketini andIran $ekilde edilgin ve tehdit etmeyen bir harekettir. Kutuyu ta$ImasI istenen ki$i bu istegin baskIsInI hissetmeyecek ve normal ast/ust ili$kisinde bu talebin kendisini tehdit ettigini du$unmeyecektir. Avuc a$agI dogru cevrildiginde anInda daha otoriter olursunuz. Istekte bulundugunuz ki$i kutuyu kaldIrmasI icin bir emir verdiginiz hissine kapIlIr ve onunla ili$kinize baglI olarak size tepki duyabilir. Ornegin, istekte bulundugunuz ki$i sizinle e$it statude bulunan bir i$ arkada$ImIzsa avucunuz a$agIya bakarak yaptIgImIz istegi reddedebilir ve isteginizi avucunuz yukarI bakarak belirttiginizde gercekle$tirmesi daha olasIdIr. Istekte bulundugunuz ki$i astImIzsa kullanmak icin yeterli otoriteye sahip oldugunuzdan avucun a$agI baktIgI hareketiniz kabul edilebilir. $ekil 19 da avuc yumruk $eklinde kapalIdIr ve ileriye uzatIlan parmak konu$anIn dinleyicisini figuratif olarak dovdugu sembolik bir copa donu$ur. Ileriye uzatIlan parmak ozellikle konu$ma temposuna gore hareket ettirildiginde bir konu$macInIn konu$urken kullanabilecegi en rahatsIz edici hareketlerden biridir. ParmagImIzI ileriye uzatma alI$kanlIgImIz varsa avucun yukarI ve a$agI baktIgI konumlarI deneyin. Daha rahat bir yakla$Im olu$turdugunuzu ve insanlar uzerinde daha olumlu bir etkiniz oldugunu goreceksiniz.
AyaklarI Kavu$turmak
KollarI kavu$turmak icin gecerli olan ozellikler buyuk olcude ayaklarI kavu$turmak icin de gecerlidir. Eger bu oturma bicimine oturulan sandalyenin kollarIna veya kendi dizlerimize sIkI sIkI sarIlmak e$lik ediyorsa olumsuz duygu, du$unce ve tavIrlarImIzIn, korku veya endi$elerimizin gizlenmeye calI$IldIgInI du$unmek yerinde olur.AyaklarIn bu hareketinin kadInlarda degerlendirilmesinde cok dikkat1i olmak gerekir. Cunku kadInlarIn ayak kavu$turmalarI eteklerinin kIsa olmasIndan kaynaklanabilir ve yukarda erkekler icin sIralanan anlamlarI ta$Imayabilir. Ancak sadece kadInlara ozgu ve resimdeki anlamlara yakIn bir ayak jesti vardIr. Otururken veya ayakta ayagIn ust tarafInIn bacagIn arka yuzune temas ettirilmesi kadInIn kendisini bulundugu ortamda yetersiz hissettiginin i$areti olabilir. Bu davranI$ daha cok utangac, cekingen ve olgunla$mamI$ kadInlarda gorulur. Unutmamak gerekir ki, bir amaca hizmet etmeyen ki$inin kendi bedenine olan temasI, artmI$ olan ic gerginligin i$aretidir. Bu jesti, kadInIn cinsel kimliginden duydugu memnuniyetsizligin ifadesi olarak da yorumlayanlar vardIr. Bacak bacak ustune atma veya ayak kavu$turma ki$ilerin ic dunyalarInda ya$adIklarI gerginlikten kaynaklanIyor; olumsuz duygu ve du$uncelerin korku ve endi$elerin ortaya cIkmasInI engellemek icin kullanIlIyorsa, bunlarI onlemek onemli olcude mumkundur. Gerginlik ve huzursuzluk bedenimize yansIdIgIna gore bu duygu ve du$uncemize yol acan konuya bilincli bir bicimde yonelmemizde yarar vardIr. Bedenimizin dilini tanImamIz, zihnimize ve duygumuza onem vermemize ve onunla ilgilenmemize yardImcI olur. Eger kar$ImIzdaki ki$i bu ozelliklere donuk bir beden diline sahipse o ki$iyi rahatlatacak yakla$Imlar yapIlabilir. insanlarla iyi ili$ki icinde olmanIn temel kuralI, onlara onem verildigini hissettirmektir. Ki$iye adIyla hitap etmek, yumu$ak ve sIcak bir sesle konu$mak, dostca davranmak, ki$isel ve acIk uclu sorular sormak, anlattIklarIna ilgi gosterip aynI konuda yeni sorular sormak, savunucu jestler icinde olan ki$iyi rahatlatIr kendisini guvende hissetmesini ve acIlmasInI sagl
BACAK BACAK USTUNE ATMAK
Bacak bacak ustune atma bicimi cok sayIda anlam ta$Ir ve ki$inin ic dunyasIyla ilgili cok degerli ipuclarI yansItIr. AyrIca bacak bacak ustune atmak, kalca ve bacak kaslarIna degi$ik hareketler sagladIgI icin uzun sure yorulmadan oturmaya imkan verir. Bu yonuyle de bacak bacak ustune atmak amaclI bir harekettir.
Insanlar, aglamak gibi bazI davranI$larIyla birlikte dogarlar. Bu davranI$lar sosyal cevre tarafIndan buyuk olcude yonlendirilir. Cocukluktaki sesli aglama yeti$kinlikte yerini sessiz gozya$larIna veya bastIrIlmI$ hIckIrIklara terk eder. Insanlar aglamak gibi dogu$tan getirdikleri davranI$larIn yanI sIra bacak bacak ustune atmak gibi bazI davranI$larI da ke$federek sonradan kazanIrlar. Ke$fedilen (ikincil) davranI$lar da farkInda olmadan sosyal modalarIn izinden giderek buyuk olcude degi$ikliklere ugrarlar. Bacak bacak ustune atmak modanIn degi$tirdigi ke$fedilmi$ davranI$lardan biridir. Cocuk bacak bacak ustune atarak oturmanIn ho$una giden rahat bir beden duru$u sagladIgInI du$unur. KIsa bir sure sonra cocugun icinde ya$adIgI cevrenin yazIlI olmayan kurallarI bu oturma bicimini koklu bir $ekilde etkiler. Cocuklar buyudukce, hicbir $ekilde farkIna varmadan, icinde bulunduklarI ya$ grubu, sosyal sInIf ve aynI cinsiyetten olan arkada$larI gibi bacak bacak ustune atmaya ba$larlar. Gecen yuzyIlda Ingiltere de (Victoria Doneminde) iyi yeti$mi$ bir genc kIz ve kadIn hicbir $ekilde bacak bacak ustune atmazdI. Bugun de bu egitimin izlerini Kraliyet ailesinde gormek mumkundur. Kralice Elizabeth bacak bacak ustune atmak yerine, ancak ayaklarInI bileklerinden kavu$turur. Yirminci yuzyIlIn ikinci yarIsInda sosyal davranI$larda meydana gelen buyuk degi$iklikler kar$IsInda, kadInlarIn bacak bacak ustune atmalarInI ayIplamak mumkun degildir. Ancak yine de bacak bacak ustune attIgI zaman olu$turacagI goruntu bircok kadIn icin kaygI kaynagIdIr. Dizleri hizasInda veya daha kIsa etek giyen bazI kadInlar surekli eteklerini ceki$tirerek bu kaygIyI dI$arIya yansItIrlar. Bir topluluk icinde bacak bacak ustune atarak bacaklarInI ortaya koyan bir kadInIn tutumu, cevredeki erkekler tarafIndan “davet edici” olarak yorumlanabilir. Bu sebeple kadInlarIn bacak bacak ustune atma davranI$larIna ozen gostermeleri, gecen yuzyIldan kalan bir sosyal kuralIn oldukca zayIflamI$ bir bicimde devam etmesidir. KollarIn kavu$turulmasI arkaik olarak nasIl kalbi korumak amacInI ta$Iyorsa, bacaklarIn kavu$turulmasI da cinsel organlarIn korunmasI amacIna yoneliktir. Bacak bacak ustune atma davranI$I, kavu$turulmu$ kollar kadar olumsuz duygularI yansItan bir ozellik ta$Imaz. Ancak bu davranI$In da dikkatle degerlendirilmesi ozellikle uclu ve dortlu ili$kilerde buyuk onem ta$Ir. Bacak bacak ustune atmak olumsuz ve savunucu bir tutumun ve artmI$ olan ic gerginligin i$areti olabilecegi gibi, kar$IlIklI ili$kideki incelik ve zerafeti de yansItabilir.
Bu jest BatI kulturunun etkisi altInda kalarak yeti$en insanlarIn geleneksel oturma bicimi olarak da tanImlanabilir. Bu oturma bicimini tek ba$Ina olumsuz bir i$aret olarak degerlendirmek hatalI olur. Cunku uzun sure bir toplantIyI izlemek veya ders dinlemek gibi sebeplerle cok rahat olmayan bir sandalyede oturmak zorunda kalanlar da zaman zaman bu oturma bicimlerini kullanIrlar. Bu oturma bicimine kollarIn kavu$turulmasI eklendigi takdirde, ki$inin ho$nutsuzlugunun bir ifadesi olarak degerlendirilir. Bu durumda oturan birine, ozellikle “evet” veya “hayIr” diye cevaplandIrabilecegi sorular sormamak daha yerinde olur. Cunku bu $ekilde oturan ki$iden olumsuz cevap alma ihtimali cok yuksektir. Bu oturu$ bicimine bir topluluk icinde e$lerinden veya erkek arkada$larIndan memnun olmayan kadInlarda, dinledikleri konferans veya seminerden memnun kalmayanlarda da rastlanIr.
“Dort” Durumu
Bu $ekilde bacak bacak ustune atmak tartI$maya veya rekabete donuk bir durumun varlIgInIn i$aretidir ve kaynagInI Amerikan kulturunden almaktadIr. Sadece bu oturma bicimine bakarak bir yorum yapmak zordur. Ancak bu oturma bicimi yukarIdaki ayagIn bir veya iki el ile tutulmasI bicimindeyse, bu $ekilde oturan ki$inin fikirlerini degi$tirmeye niyeti olmayan katI ve inatcI bir insan oldugunu du$unmek hatalI olmaz.
Savunmada mI U$umu$ mu?
Cogu ki$i savunmaya gecmediklerini ama kol veya bacaklarInI u$udukleri icin kavu$turduklarInI iddia ederler. Genellikle bu sadece bir bahanedir ve savunmada duru$la u$uyen birinin duru$u arasIndaki farklara bakmak ilginc olabilir. Oncelikle ellerini IsItmak isteyen birisi bunlarI savunma kol kavu$turmasIndaki gibi dirseklerini altIna koymak yerine koltuk altlarIna sokar. Ikinci olarak u$uyen birisi kollarInI kavu$tururken bir tur kendini kucaklama hareketi yapar ve bacaklarInI kavu$turdugunda da bacaklarI duz, kaskatI ve sIkI$mI$ ve tuvalete gitmek istiyor da birbirine yapI$mI$ durumdadIr. Oysa savunma duru$unda bacaklar daha rahattIr. KollarInI veya bacaklarInI kavu$turmak alI$kanlIgInda olan ki$iler u$uduklerini veya boyle rahat ettiklerini soylemeyi sinirli, utangac veya savunmada olduklarInI itiraf etmeye tercih edebilirler.
BakI$lar
Tarih boyunca goz ve insan davranI$I uzerindeki etkileriyle ugra$tIk durduk. Hepimiz Gozleriyle onu parcaladI , Kocaman bebek gozleri var , Gozlerini kacIrIp duruyor , Cok davetkar gozleri var , Gozunde oyle bir pIrIltI vardI ya da Bana en kotu bakI$Iyla baktI gibi ifadeler kullanmI$IzdIr. Bu gibi ifadeleri kullandIgImIzda farkInda olmadan ki$inin gozbebeklerinin buyuklugunden ve bakI$la ilgili davranI$larIndan bahsederiz. The Tell-Tale Eye ad11 kitabInda Hess, vucudun odak noktasI olduklarIndan ve gozbebekleri de bagImsIz hareket ettiginden gozlerin tum insan ileti$im i$aretleri arasInda en acIklayIcI ve dogru bilgileri verdigini soylemi$tir.Belli I$Ik durumlarInda, ki$inin ruh hali ve tavrI olumludan olumsuza veya olumsuzdan olumluya gecerken gozbebekleri kuculur veya buyur. Heyecanlanan birisinin gozbebekleri normal buyukluklerinin dort katIna cIkabilir. Tam tersine, kIzgIn, olumsuz bir ruh hali gozbebeklerinin minik boncuk gozler ya da yIlan gozleri olarak bilinen $ekilde kuculmesine yol acar. Flort sIrasInda gozler oldukca fazla kullanIlIr, kadInlar gozlerini vurgulamak icin goz makyajI yaparlar. Bir kadIn bir erkegi severse ona bakarken gozbebeklerini buyutecek ve erkek de farkInda olmadan bu bilgiyi dogru yorumlayacaktIr. Bu nedenle romantik bulu$malar gozbebeklerinin buyumesine neden olan lo$ yerlerde gercekle$ir.Birbirlerinin gozlerine bakan genc a$Iklar farkInda olmadan gozbebeklerinin buyuyup buyumedigine bakmaktadIrlar. Her birI digerinin gozbebeklerinin buyumesinden heyecanlanIr. Ara$tIrmalar, kadIn ve erkekleri cinsel pozisyonlarda gosteren pornografik filmler erkeklere gosterildiginde gozbebeklerinin normal buyukluklerinin uc katIna kadar cIkabildigini gostermi$tir. AynI filmler kadInlara gosterildiginde gozbebeklerindeki buyume erkeklerdekinden daha fazladIr. Bu da kadInlarIn pornografiden erkeklere gore daha az etkilendikleri iddiasIyla ilgili $uphelere neden olmaktadIr.Bebekler ve cocuklarIn gozbebekleri yeti$kinlerinkinden daha buyuktur yeti$kinlerin yanIndayken onlara olabildigince cekici gorunerek surekli olarak dikkatlerini cekme cabasIyla gozbebekleri surekli olarak buyur.Uzman kagIt oyuncularIyla yapIlan deneylerde rakipleri koyu renk gozluk taktIgInda oyuncularIn daha az el kazandIklarI gorulmu$tur. Ornegin, bir poker oyununda rakibine dort as gelmesi durumunda uzman onun gozbebeklerindeki hIzlI buyumeyi bilincli olmadan fark edecek ve bu elde oyunu yukseltmemesi gerektigini hissedecektir. Rakiplerin koyu gozluk takmasI gozbebegi i$aretlerini ortadan kaldIrarak uzmanlarIn daha az el kazanmalarIna neden oldu. Gozbebegi takibi fiyat pazarlIgI sIrasInda alIcIlarIn gozbebegi buyumesini izleyen eski Cinli mucevher tacirleri tarafIndan kullanIlIrdI. YuzyIllar once, fahi$eler gozbebeklerini buyuterek daha arzulanIr olabilmek icin gozlerine dulavratotu losyonu damlatIrlardI. Merhum Aristotle Onassis in du$uncelerinin gozlerinden okunmamasI icin i$ goru$meleri sIrasInda koyu renk gozluk taktIgI bilinirdi.
BakI$larla Ilgili DavranI$lar
Ileti$im icin gercek bir temel ancak kar$InIzdakiyle goz goze geldiginizde atIlabilir. BazI insanlarla konu$urken kendimizi cok rahat hissederken ba$kalarIyla rahatsIz olur hatta bazIlarInI da guvenilmez buluruz. Bu aslInda bize baktIklarI veya konu$urken bakI$larImIza kar$IlIk verdikleri sureyle ili$kilidir. Birisi durust degilse veya bir $eyler gizliyorsa bakI$larI bizimkilerle toplam zamanIn ucte birinden daha az oranda kar$Ila$acaktIr. BakI$larInIz kar$InIzdakinin bakI$larIyla toplam zamanIn ucte ikisinden daha uzun sureyle kar$Ila$Iyorsa bunun anlamI $unlardan biridir: birincisi sizi cok ilginc veya cekici buluyordur; ikincisi de size kar$I saldIrgan bir tavrI vardIr ve gozbebekleri de buzu$uyorsa sozel olmayan bir meydan okumada bulunuyor olabilir. Argyle a gore A, B den ho$lanIyorsa ona cok bakacaktIr. Bu da B nin A nIn kendisinden ho$landIgInI du$unmesine neden olacak ve bunun sonucu olarak B de A dan ho$lanacaktIr. Ba$ka deyi$le ba$ka birisiyle iyi bir ili$ki. kurmak icin toplam zamanIn yuzde 60- 70 inde onunla goz goze gelmeniz gerekir. Bu onun sizden ho$lanmasInI da saglayacaktIr. Bu nedenle bakI$larI sizinkilerle toplam zamanIn ucte birinden daha az sureyle kar$Ila$an cekingen ve utangac birine pek guven duymamanIz cok normaldir.Goru$meler sIrasInda kar$InIzdakilerin kendilerin suzdugunuz hissine kapIlmamalarI icin koyu renk gozluk takmaktan kacInmalIsInIz.Vucut dili ve hareketlerin cogu gibi bir insanIn ba$ka birisine bakI$ suresi de kulture baglI bir $eydir. Guney AvrupalIlarIn ba$kalarIna rahatsIz edici gelebilecek yuksek bir bakI$ sIklIgI varken Japonlar da konu$urken kar$Idakinin yuzu yerine boynuna bakarlar. BakI$In suresi kadar bakI$InIzI kar$InIzdakinin yuzunun hangi cografi bolgesine yonlendirdiginiz de onemlidir. Bu da bir goru$menin sonucunu etkileyebilir. Bu i$aretler sozel olmayan $ekillerle iletilir ve alInIr ve alIcI tarafIndan da dogru $ekilde yorumlanIr.
BakI$lar: Gozle DI$arIda BIrakma
Kar$Ila$tIgImIz en sinir bozucu Insanlardan bazIlarI konu$urken gozle dI$arIda bIrakma hareketini kullananlardIr. Bu hareket bilincsizce yapIlIr ve o ki$inin sizden sIkIlmasI veya artIk ilgilenmemesi ya da kendini sizden ustun gormesi nedeniyle sizi gormemeye calI$masIndan olu$ur. Konu$ma sIrasInda altI ila sekiz goz kIrpI$ olan normal hIzdan farklI olarak goz kapaklarI kapanarak bir saniye ve daha uzun sure kapalI kalIrlar ve bu arada da kar$InIzdaki sizi anlIk olarak kafasIndan atar. Bunun son hali gozleri kapalI bIrakarak uykuya dalmaksa da birebir kar$Ila$malarda bu pek ender olur. Birisi sizden ustun oldugunu du$unuyorsa gozle dI$arIda bIrakma hareketini yaygIn olarak burnunun uzerinden bakmak olarak bilinen kafayI geriye$atarak size uzun bir bakI$ atma hareketiyle birlikte yapar. Konu$ma sIrasInda bir gozle dI$arIda bIrakma hareketiyle kar$Ila$IrsanIz bu kullandIgInIz yakla$ImIn olumsuz bir tepkiye yol acIyor. Herkesi dI$arIda bIrakma olabilecegi ve etkin bir ileti$imi icin yenI bir taktik gerektigi anlamIna gelir.
BakI$lar: Mahrem BakI$
BakI$ gozlere ve cenenin altIndan ki$inin vucudunun diger bolgelerine dogrudur. YakIn kar$Ila$malarda gozler ve gogus ya da memeler arasIndaki ucgen, daha uzak kar$Ila$malarda ise gozlerle apI$ arasI arasIndaki ucgendir. KadIn ve erkekler bu bakI$I birbirleriyle ilgilendiklerini gostermek icin kullanIrlar ve ilgi kar$IlIklIysa aynI bakI$larla cevap verilir.
BakI$lar: Sosyal BakI$
BakI$ kar$Idakinin goz seviyesinin altIna du$tugunde sosyal bir ortam olu$ur. Birisine bakmayla ilgili deneyler sosyal bir kar$Ila$ma sIrasInda bakanIn bakI$larInIn kar$Idakinin yuzunde gozler ve agIz arasIndaki bir ucgene baktIgInI gostermi$tir.
BakI$lar: Yan BakI$
Yan bakI$ ilgi veya saldIrganlIk iletmekte kullanIlIr. Hafif kalkmI$ ka$lar ve bir gulumsemeyle birlikteyse ilgi anlamIna gelip flort i$areti olarak yaygIn $ekilde kullanIlIr. A$agIya donuk ka$lar, catIk alIn veya a$agIya donuk agIz ko$eleriyle birlikte $upheli, saldIrgan veya ele$tirel bir tavIr anlamIna gelir.
BakI$lar: I$ BakI$I
I$ tartI$malarI yaparken kar$InIzdakinin alnInda bir ucgen oldugunu hayal edin. BakI$larInIzI bu bolgeye yonelterek ciddi bir ortam yaratIrsInIz ve kar$InIzdaki sizin I$ yapmak konusunda ciddi oldugunuzu anlar. BakI$larInIzIn kar$InIzdakinin goz seviyesinin altIna du$memesi ko$uluyla etkile$imi kontrol edebilirsiniz.
BA$ HAREKETLERI
En yaygIn olarak kullanIlan iki tanesi onay icin ba$ sallama ve reddetmek icin ba$I yana sallama olmak uzere temel ba$ hareketleri tartI$Ilmadan bu kitabIn tam kabul edilmesi imkansIzdIr. Onay icin ba$I sallama hareketi cogu kulturde Evet veya onay anIamIna gelen olumlu bir harekettir. Dogu$tan sagIr, dilsiz ve kor olan ki$ilerle yapIlan ara$tIrmalarda bu ki$ilerin de onay amacIyla bu hareketi kullandIklarInI gostermi$tir. Bu da bu hareketin dogu$tan gelebilecegi kuramIna yol acmI$tIr. Genellikle HayIr anlamIna gelen kafayI yana sallama hareketinin de dogu$tan geldigini iddia edenler oldugu gibi bunun insanlarIn ilk ogrendikleri hareket oldugunu iddia edenler de vardIr. Bunlara gore yeni dogan bebek yeterince sut ictiginde annesinin memesini reddetmek icin kafasInI yana saglar. AynI $ekilde karnI doyan kucuk bir cocuk da ebeveynlerinin kendisini ka$Ikla yedirme giri$imlerini reddet ,nek icin aynI kafa sallama hareketini kullanIr. Ba$kalarIyla ili$kilerinizde gizlenen bir itirazI ke$fetmenin en kolay yolu kar$InIzdaki sozleriyle sizinle aynI fikirde oldugunu soylerken kafasInI yana sallayIp sallamadIgIna bakmaktIr. Ornegin Ne demek istedigini anlIyorum veya Burada calI$mak gercekten ho$uma gidiyor veya Neden sonra kesinlikle birIikte calI$alIm derken bir u yandan da kafasInI yana dogru sallayan birini ele alalIm. Kulaga ne kadar inandIrIcI gelirse gelsin kafa sallama hareketi olumsuz bir tavrI oldugunu ve soylediklerini ciddiye al) mayarak onu biraz daha sorgulamanIzIn iyi bir fikir olacagInI gosterir.
Temel Ba$ PozisyonlarI
Uc temel ba$ pozisyonu vardIr. Birincisinde ba$ yukarIda olup duyduklarI konusunda notr bir tavra sahip birisinin pozisyonudur. Ba$ ge nellikle hareketsiz olup ara sIra ufak egilme hareketleri yapabilir. Bu konumda eli yanaga goturme degerlendirme hareketleri sIk kulIanIlIr.Kafa bir yana dogru egildiginde bu ilgilenmi$ ba$ pozisyonu ki$inin ilgilenmeye ba$ladIgI anlamIna gelir. Hayvanlar kadar insanlarIn da bir $eyle ilgilenmeye ba$ladIklarInda ba$larInI yana egdiklerini ilk fark edenlerden biri Charles Darwin di. Bir satI$ sunu$u veya bir konu$ma yapIyorsanIz dinleyicilerinizin bu hareketi yapIp yapmadIklarIna bakIn. Ba$larInI yana egip eli ceneye goturme degerlendirme hareketlerini yaparak one egildiklerini gorurseniz onlara ula$abiliyorsunuz demektir. KadInlar bu ba$ hareketini cekici bir erkekle ilgilendiklerini gostermek icin kullanIrlar. Firileri sizinle konu$urken onlarIn size kar$I sIcak duygular beslemelerini saglamanIz icin kafa yana egik pozisyonu kullanarak ara sIra ba$InIzI one egmeniz yeterlidir.Ba$ a$agIya egikken tavrIn olumsuz hatta yargIlayIcI oldugunu gosterir. Ele$tirel de gerlendirme hareket grupIarInda genellikle ba$ a$agIya egiktir ve kar$InIzdakinin ba$InI kaldIrmasInI veya yana egmesini saglayamazsanIz bir ileti$im sorunuyla kar$I kar$Iya kalabilirsiniz. Topluluk onunde onaylamayan pozisyonla konu$an birisi olarak sIk sIk tamamI kafasI a$agIya egik ve kollarI gogsunde kavu$turulmu$ ki$ilerden olu$an dinleyici gruplarIyla kar$Ila$abilirsiniz. Profesyonel konu$macIlar ve egitmenler genellikle konu$malarIna ba$lamadan once dinleyici katIlImI gerektiren bir $eyler yaparlar. Bunun amacI dinleyicilerin ba$larInI yukarIya kaldIrmalarInI ve katIlmalarInI saglamaktIr. Konu$macInIn hilesi ba$arIlI olursa dinleyicilerin bir sonraki ba$ pozisyonu yana egik olacaktIr.
Her Iki El de Ba$In ArkasInda
Bu hareket muhasebeci, avukat, satI$ muduru, banka muduru gibi mesleklerden olan veya kendilerine guvenli veya bir konuda kendilerini baskIn ya da ustun hisseden ki$ilere ozgu bir harekettir. O ki$inin du$uncelerini okuyabilsek buyuk olasIlIkla Tum cevaplar bende ya da Bir gun belki benim kadar akIllI olursun veya hatta Her $ey kontrolum altInda gibi bir $ey soyluyor olurdu. Bu hareketi aynI zamanda her $eyi bilenler kullanIr ve cogu ki$i bu hareketi sinir bozucu bulur.
Bilek Kilitleme Hareketi
Bacak veya kollarI kavu$turmak olumsuz veya savunma tavrIna i$aret eder ve bilek kilitleme hareketi icin de aynI $ey gecerlidir. Bilek kilitleme hareketinin erkeklerde gorulen $eklinde yumruklar da kenetlenmi$ olarak dizlerin uzerinde durur ya da eller sandalyenin kollarInI sImsIkI kavrar. KadInlarda gorulen hali biraz daha farklIdIr, dizler yapI$Ik tutulur, ayaklar yana bakabilir ve eller bacaklarIn ustunde yan yana veya ust erkeklerde gorulen hali uste durabilir. Insanlarla goru$meler yaparak ve satI$la gecen on yIldan uzun bir surenin sonunda gozlemlerimiz kar$Idakinin bileklerini kilitlediginde aslInda zihinsel olarak dudaklarInI IsIrmakta oldugunu gostermi$tir. Bu hareket olumsuz bir tavIr, duygu, sinirlenme veya korkuyu gizlemeye calI$ma hareketidir. Ornegin, avukat bir arkada$Im mahkemeye cIkmadan once bir davayla ilgili ki$ilerin her zaman bilekleri sImsIkI kilitli olarak oturduklarInI soylemi$tir. AyrIca bu ki$ilerin bir $ey soylemek Icin beklediklerini veya duygusal durumlarInI denetlemeye calI$tIklarInI fark etmi$.I$e alInacak adaylarla yapIlan goru$meler sIrasInda adaylarIn cogunun goru$menin belli bir noktasInda bileklerini kilitlediklerini yani bir tavIr ya da duyguyu gizlemeye calI$tIklarInI gorduk. Bu hareketle ilgili ara$tIrmalarImIzIn ba$langIcInda mulakat yapIlanIn duygularI hakkInda sorular sormanIn bilek kilitleme ve dolayIsIyla da zihnini acmak konusunda ba$arIsIz oldugunu gorduk. Ancak, cok gecmeden mulakat yapanIn masanIn kar$I tarafIna gecmesi ve mulakat yapIlanIn yanIna oturarak masa engelini ortadan kaldIrmasI durumunda mulakat yapIlanIn bileklerinin cozuldugunu ve daha acIk ve ki$isel bir ortam olu$tugu ke$fedildi.Gecenlerde bir $irkete mu$terilerle baglantI kurulmasI sIrasInda telefonun etkin kullanImI uzerine tavsiyelerde bulunurken borclarInI odememi$ mufterileri aramak gibi pek de ho$ olmayan bir i$ten sorumlu bir gencle tanI$tIk. Birkac telefon ederken onu izledik ve rahat gorunmesine ragmen sandalyesinin altInda bileklerinin kilitli oldugunu fark ettik. I$inden ho$lanIyor musun? diye sordum. CevabI Evet, cok eglenceli oldu. Soyledikleri kulaga inandIrIcI gelse de bu sozel ifade sozel olmayan iºa retleriyle celiºiyordu. Emin misin? diye sordum. Bir an durakladI, biIeklerini cozdu, avuclarI acIk olarak bana dondu ve AslInda beni cIldIrtIyor! dedi. Daha sonra telefonda birkac mu$terinin kendisine kaba davranmI$ oldugunu ve diger mu$terilere hissettirmemek icin duygularInI gizlemeye calI$tIgInI anlattI. Ilginc olan bir $ey de telefonu kullanmaktan ho$lanmayan pazarlamacIlarIn bilekleri kilitli konumda oturduklarInI fark etmemiz oldu. PazarlIk ve goru$me teknikleri konusunda lider olan Nierenberg ve Calero bir goru$me sIrasInda ne zaman taraflardan birisi bileklerini kilitlese bunun onun degerli bir itirafta bulunmaktan kacIndIgI anlamIna geldigini ke$fettiler. Sorgulama teknikleri kullanIlarak bu ki$inin bileklerini cozmeye ve itirafta bulunmaya te$vik edilebildigini gorduler.
Her zaman alI$kanlIk geregi bilekleri kilitli olarak oturdukIarInI veya olumsuz el veya bacak hareket gruplarIndan herhangi birini oyle rahat ettikleri icin yaptIklarInI soyleyen insanlarla kar$Ila$IrIz. Siz de bunlardan biriyseniz boyle bir kol veya bacak hareketinin ancak savunmada oldugunuzda veya olumsuz ya da kendini uzak tutmaya calI$an bir tavrInIz varsa rahat olacagInI unutmayIn. Olumsuz bir hareketin olumsuz bir tavrI kuvvetlendirebilecegini veya daha uzun surmesine neden olabilecegini de du$unerek kendine olan guveninizi ve ba$kalarIyla olan ili$kinizi geli$tirmek icin olumlu ve acIk hareketleri kullanmaya ba$lamanIz tavsiye edilir.Mini etek modasI varken genc kIz olan kadInlar bacak ve bileklerini cok anla$IlIr ve gerekli nedenlerle kavu$turdular. AlI$kanlIk geregi bu kadInlardan cogu haIa boyle oturmaktadIrlar ve bu da ba$kalarI tarafIndan yanlI$ anla$IlmalarIna yol acabilmektedir. Herhangi bir sonuca varmadan once moda akImlarInI ve ozellikle bunlarIn kadInlarIn bacak konumlarInI nasIl etkileyebilecegini dikkate almakta fayda olabilir.
Cinsel Kur DavranI$larI
InsanlarIn belirli bir zamanda cinselligi du$unmelerine sebep olan nedir? Bir kadIn ve bir erkek tanI$Ir ve hic bir $ey olmaz, buna kar$IlIk bir ba$ka kadInla bir erkek tanI$Ir ve birden $im$ekler cakar. Desmond Morris e gore cinsellik, cinsiyeti belirleyici i$aretler tarafIndan harekete gecirilir. Cinsiyeti belirleyici i$aretler ise, kar$Idakinin ki$i olarak degil, kadIn veya erkek olarak cinsiyet ozelliklerinin vurgulanmasIdIr. Cinsiyet farklIlIgInI belirten her ozellik dikkatimizi ceker. KadInlarda bacaklar, gogusler, yuvarlak kalcalar; erkeklerde geni$ omuzlar, duz kalcalar ilk fark edilenlerdir. Daha sonra moda tarafIndan etkilenen giyim ve sac modeli gelir, KadInlarda makyaj cinsiyet ozelliginin ayrIlmaz bir parcasIdIr. Hayvan davranI$larInI inceleyen zoologlar, di$i ve erkek hayvanlarIn birbirleriyle ili$kiye gecmeden once bir dizi kur yapma davranI$I sergilediklerini ortaya koymu$lardIr. Hayvanlar arasIndaki kur yapma davranI$larInIn bazIlarI a$ikar, bazIlarI da oldukca dolaylI ve ortuktur.Hayvanlar ses cIkartarak, tuylerini kabartarak ve surtunmek, yakla$mak gibi ce$itli hareketler yaparak kar$I cinsten olanIn dikkatini cekerler. Insanlar uzerinde yapIlan ara$tIrmalar, belirli bedensel ozelliklerin hangi sebeple dikkatimizi cektigini henuz ortaya koyamamI$tIr. Ilgimizi ceken ki$inin bedensel ozellikleri belki bizi etkileyen onemli birine (anne-baba), belki hayalimizde ya$attIgImIz toplumsal guzellik idealine, belki bizde cinselligi cagrI$tIran belirli bir imaja benzeyebilir.
Genel olarak yaygIn inanc erkeklerin kur yapma egilimlerinin daha fazla oldugudur. Oysa yapIlan ara$tIrmalar, tIpkI hayvanlar aleminde oldugu gibi insanlarda da cIkI$ noktasInIn kadInlar oldugunu ortaya koymu$tur. Muhtemelen bu yuzden kadInlar kur yapma davranI$larI konusunda, erkeklerden cok daha fazla duyarlIdIrlar. Bu ozellikleri kadInlara kur yapma davranI$larInI daha bilincli duzenleme ve kar$Idan gelenleri de algIlama imkanI verir. Belki de bu sebeple, yabancI bir topluluk icine partneri ile giren kadIn, kendisi icin hangi kadInIn tehdit edici oldugunu, erkegin o kadInla arasInda bir sempati koprusu kurulmasIndan cok daha once fark eder. Kur yapma davranI$I beraberligi mutlaka cinsellige kadar goturmek amacInI ta$Imayabilir. Ancak kabul etmek gerekir ki, mudurle sekreteri arasInda veya bir kadIn yonetici ile erkek yardImcIsI arasInda oldugu gibi, butunuyle sosyal alanda kalsa bile, bu davranI$lar bir ilgi belirtisidir. KadInlarIn kur yapma davranI$larInda yer alan i$aretler, erkeklerden cok daha fazladIr. BazI kur yapma davranI$larI acIk ve belirli oldugu gibi, bazIlarI da kesinlikle farkIna varIlmadan verilen silik, belirsiz veya ortuk i$aretlerdir. YapIlan ara$tIrmalar, cinsel olarak bir i$aret alan erkek ve kadInIn goz bebeklerinin buyudugunu ortaya koymu$tur. Ne yazIk ki, bu kolay algIlanabilir bir ipucu degildir. Erkek ve kadInlara ozgu ortak bir kur davranI$I, kas geriminin artmasI, beden duru$unun dik bir duruma getirilmesidir. Bu sIrada karIn iceri cekilir, gogus one cIkartIlIr ve ba$ dik tutulur. KadIn ve erkek boylece kendilerine olduklarIndan daha genc ve enerjik bir gorunum vermi$ olurlar. Ilgi duyulan ki$iye omuz uzerinden yoneltilen yan bakI$ cok onemli bir i$aret ve kur davranI$IdIr. Boylece ki$i yuzu dogrudan ilgi duydugu ki$iye donuk olmadIgI icin cevredekilerin fazla dikkatini cekmeden onu izleyebilir. Bir insanIn uzerindeki bir bakI$I hissetmemesi cok uzak bir ihtimaldir. Bu sebeple izlenen ki$i ya bakI$lara bakI$la kar$IlIk verir veya kayItsIz kalIr. Omuz uzerinden hafif yan bakI$In ki$iye sagladIgI avantaj, kar$IlIk gordugu takdirde yakInla$ma cabalarInI geli$tirmesi, kar$IlIk gormedigi takdirde de gururu zedelenmeden ilgisini ba$ka bir tarafa yoneltmesidir. Yine her iki cinsiyete de ozgu kur davranI$I ki$inin kendisine ceki-duzen vermesidir. Ceki-duzen verme davranI$I, cinsiyetlere gore farklI bicimlerde ortaya cIkar.
Cinsel Kur DavranI$larI (Erkeklere Ozgu Kur DavranI$larI)
Bir erkegin kendisine ceki-duzen vermek konusunda temel davranI$I, kravatInI duzeltmesidir. Erkek kravat takmIyorsa yakasInI duzeltir. Erkege ozgu diger ceki-duzen verme davranI$larI gomlegini, pantolonunu ve kemerini duzeltmektir. Bu hareketlerle birlikte erkekler cogunlukla saclarInI -varsa bIyIklarInI- duzeltirler. Bu ceki duzen verme davranI$InI uzun suren bir bakI$ ve hafif bir gulumseme izler. Bedenin merkezi (gogus) ve ayak uclarI ilgi duyulan ki$iye doner. Ba$ yukarI dogru kalkarken, hafifce yana dogru egilir. Erkek ayaktaysa, biraz once anlatIlan dik beden duru$una iceri cekilmi$ mide, dI$arI cIkartIlmI$ gogus e$lik eder. Bundan sonra erkek sosyokulturel konumuna gore ellerini kalcasIna koymak, ba$parmaklarInI kemerine takmak veya ellerini pantolonun yan veya arka ceplerine sokmak seceneklerinden bir veya ikisini secebilir. Bu davranI$larIn hepsi erkegin bedeninin sInIrlarInI geni$leterek, kendisini guclu gosterme ihtiyacIndan kaynaklanIr.Erkegin bacaklarInI acarak oturmasI , kendini ve cinselligini sergileme i$aretidir. Boyle oturan bir erkek kendisine ve gucune a$IrI bir guven icindedir, bunu dI$ dunyaya te$hir ederek bir davet ve meydan okum3 i$areti vermektedir. Erkegin ilgi duydugu kadIna yan bakmasI, beyaz perdede oldukca abartIlI bir bicimde Clark Gable tarafIndan kullanIldIgI icin, Clark cekmek olarak adlandIrIlmI$tIr.
Cinsel Kur DavranI$larI (KadInlara Ozgu Kur DavranI$larI)
KadInlarIn da erkeklerle ortak bazI kur davranI$larIna sahip olduklarInI soylemi$tik. Bunlar omuz uzerinden yan bakmak, saclarI duzeltmek, kIyafetine ceki-duzen vermek, beden duru$unu dik duruma getirmek icin mideyi iceri cekmek, gogusleri one cIkartmaktIr. Bir veya iki elin kalcada durmasI da, meydan okuyucu ve kadInIn kendisini ortaya koydugu bir davranI$tIr.Uzun sureli goz temasInIn en temel kur davranI$I oldugunu biliyoruz. BazI kadInlarda buna yanaklarda beliren hafif bir kIzarma e$lik eder. Yanaklardaki bu kIzarma bir heyecan belirtisidir.KadInlarIn kur davranI$larIndan biri, ba$In kIsa ve ani bir hareketle geriye hareket ettirilmesi sIrasInda saclarIn arkaya atIlmasIdIr.KadInI karakterize eden temel jestlerin en ba$Inda bilegin bukulerek avuc icinin gosterilmesi gelir. Erkekler bileklerini duz tutarlar, bu sebeple bir erkegin bilegini bukerek avuc icini acIga cIkartmasI, kadInsI bir davranI$ olarak yorumlanIr. Erkek kravatInI duzeltirken, kadIn elini bileginden bukerek avuc icini ortaya koymu$, bedeni ve bakI$larIyla da erkege yonelmi$tir. Bu iki ki$i, kendilerine cok yakIn oldugu halde, aralarIndaki ucuncu ki$iyi butunuyle dI$lamI$lardIr.KadInlar ozellikle sigarayI avuc iclerini gosterecek $ekilde icerek, kadInca gorunu$lerinin etkisini guclendirirler. KIrItarak yurumek, cevredeki ilginin kadInIn en erotik bolgelerinden biri olan kalcalarInda toplanmasIna sebep olur. Bu sebeple kadInIn kIrItmasI cevredeki erkekler tarafIndan bir davet olarak yorumlanIr.Omuz uzerinden hafif yan bakI$, bircok filmde cinsel cekiciligini sergileyen kadIn oyuncu tarafIndan erkegi ba$tan cIkartmak icin kullanIlIr. Gercekten de omzu uzerinden hafif kIsIk gozlerle bakan bir kadIn bircok erkegin yureginde ate$ler yakabilir. Eger kadIn omuzlarI acIk bIrakan bir elbise giyiyorsa, bu bakI$In etkisi daha da artar. Filmlerde cinsel cekiciliklerini sergileyen kadIn oyuncularda ve erkek okurlara yonelik olarak hazIrlanan dergilerde sIk rastlanan bir i$aret de hafif aralIk ve nemli dudaklardIr. Dudaklar ya dille IslatIlarak ya da ruj gibi surulen parlatIcIlarla nemli hale getirilerek ilgi merkezi yapIlIr. UyarIlan kadInIn cinsel bolgelerinde kan toplanarak kIzarmaya sebep olur. KadInlarIn ruj surerek dudaklarInI kIzartmalarInIn temelinde yatan gercegin bu oldugunu hemen hemen hicbir kadIn bilmemesine ragmen, Islamiyet in getirdigi kIsItlamaya uyanlar haric, butun kadInlar ruj surerler. KadIna kadInca ozelligini veren, bunu cevresine kar$I ce$itli nuanslarda kullanma imkanInI saglayan temel davranI$lardan biri ayak ayak ustune atmaktIr. Erkeklerin bacaklarInIn cogunlukla acIk olu$u, cinsel bolgelerini te$hirden, kadInlarIn bacaklarInIn cogunlukla kapalI o1u$u cinsel bolgelerini koruma ihtiyacIndan kaynaklanIr. BacaklarI acIk tutmak erkeklerde meydan okumak, ustunluk, sInIrlarInI geni$letmek, kendini kabul ettirme istegidir. KadInlarda ise bacaklarIn acIk tutulmasInI, dI$ dunyaya yansIyan bir davet i$areti olarak yorumlayanlar cogunluktadIr.
Hic $uphesiz pantolon giymek kadInlara onemli olcude hareket serbestligi saglamI$ olsa bile, etek giyen bir kadInIn bacaklarInI kullanma bicimi onun cinsellik konusundaki rahatlIk ve tabulara baglIlIk derecesini ortaya koymak acIsIndan cok onemli bir i$arettir. Bir bacagIn alta alInarak ve dizin acIkta kalarak oturulmasI, kadInIn rahatlIk ve guvenini yansItIr. Bu oturma bicimi kar$I tarafI da rahatlIga ve formalitelere bo$ vermeye davettir. Sosyokulturel olarak ust sInIfta ender rastlanan bir davranI$tIr. KadInIn bacak bacak ustune atmI$ olarak bir ayakkabIsInI ayagIndan cIkartarak, parmak ucunda sallamasI yine cok rahat ve erkegi ba$tan cIkartmaya yonelik bir jest olarak kabul edilir. Bu davranI$ta ayrIca ayagIn erotik bir obje olarak te$hiri soz konusudur. KadInlarIn yine ilgiyi uzerlerine toplamak icin bilincli olarak uyguladIklarI bir ba$ka jest, bacak bacak uzerine atarak, bacaklarI paralel olarak bir yana uzatmalarIdIr. Birbirine paralel olan bacaklar beden agIrlIgInI ta$ImadIklarI icin, kadIn dik olarak oturmak durumunda kalIr. Bu oturma kadInIn butun cekiciligini ortaya koyan carpIcI bir gorunu$tur. BacaklarInI buyuk olcude ortada bIrakacak $ekilde kIsa etek giyen bazI kadInlar bir rahatsIzlIk ya$arlar ve sIk sIk eteklerini ceki$tirirler. Bu $ekilde giyinen kadInlar boyle bir etek giyildigi zaman ortaya cIkacak goruntunun erkeklerin ilgisini cekecegini bilirler ve secimlerini bu ilgiyi saglamak icin yaparlar. Ancak bu ilginin a$ikar olarak ortaya cIkmasI onlarda rahatsIzlIk yaratIr. KIsa etek giymek, sonra da sIk sIk etek cekmek cinsel acIdan olgunla$mamI$lIgIn belirtisidir ve alt sosyokulturel duzeye ait bir davranI$tIr. Bu sebeple kIsa etek giymek isteyenlerin konunun bu yonune dikkat etmeleri ve cevreye kendileriyle ilgili verdikleri mesajIn farkInda olmalarI dogru olur. KadInIn elinde yuvarlak, uzun, silindir biciminde bir obje bulunmasI, Freudcu psikologlar tarafIndan kadInIn zihninde daha farklI bir objenin varlIgI olarak yorumlanIr. Eger kadIn elini ayaklI bir $arap bardagInIn uzun sapI boyunca ritmik olarak gezdiriyorsa, bu kanaat guclenir. Ozellikle kadInIn agzIna goturdugu silindirik objelerle uzun sureli temaslarI bu yonde degerlendirilir.
BazI modellerin veya cinselligini sergileyen artistlerin bu yorumu haklI cIkartacak a$IrI vurgulamalarI olur. Bu amacla kullanIlan objeler arasInda ilk akla gelenler sigara, ruj ve kalemdir.
Cinsel Sahiplenme
Bir topluluk icine beraberce giren kadIn ve erkek, topluluktaki diger ki$ilerin ilgisiyle kar$Ila$Ir. Partnerine gosterilen ilginin sosyal ilgi sInIrlarInI zorlamasI, ki$ide bir rahatsIzlIk yaratIr ve cevredekilerde Onun sahibi benim imajInI yaratacak bazI hareketler yapmasIna sebep olur. Erkek ba$kalarI ile konu$urken onun yanIna giderek kravatInI duzelten , ceketinin uzerinden hayali bir iplik alan veya tozlarI silken kadIn cevredekilere boyle bir i$aret vermek amacInI ta$ImaktadIr.Benzer $ekilde erkegin kadIna sarIlmasI, elini onun bedeni uzerinde tutmasI, onunla a$ikar bir temas icinde olmasI da cevredeki insanlara sahipligini gosteren i$aretlerdir.
Cinsel Ilgi A$amalarI
Cinsel acIdan ilgi duydugu birisiyle kar$Ila$an ki$inin davranI$larI uc a$amadan gecer. Ilk tepki uzun sureli goz temasIdIr. Kar$Idaki ki$inin bakI$lara kar$IlIk verdigi du$unulurse, bunu bedensel olarak daha yakIna gelme davranI$I izler. Bundan sonra ucuncu a$amada ki$i ho$landIgI kimseye dokunmaya te$ebbus eder. Bu davranI$ cok kIsa sureli, tesaduf gorunu$lu, masum temaslardan cinsel birle$meye kadar uzanan geni$ bir yelpazeye yayIlIr. C.M. Tramitz kIsa bir sure once tamamladIgI 7 yIllIk ara$tIrmasInIn sonunda iki cinsiyet arasIndaki yakInla$mayI belirleyen surenin ilk 30 saniye oldugunu soylemektedir. Bir ba$ka psikolog K.Grammer e gore bu sure 10 dakikaya kadar cIkabilmektedir
Cinsel Ilgide Ilk DakikalarIn Onemi
Bir kadIn ve bir erkek buyuk cogunlukla birlikte olup olmayacaklarIna Tramitz e gore ilk 30 saniyede, Grammer e gore ise ilk 10 dakikada karar vermektedirler. Hic $uphesiz bunun dI$Inda kalan bircok ili$ki vardIr. Ilk bakI$ta cok cekici gelen, yakInla$tIkca yavan bulunabilir; ilk bakI$ta hic cekici gelmeyen yakInla$tIkca cekicilik ve deger kazanabilir. Ancak kadIn-erkek ili$kilerinde buyuk cogunluk, kararInI ileti$imin ilk kuruldugu saniyeler veya dakika1ar icinde vermektedir. Ileti$imin kuruldugu ilk dakikalar icinde kadIn ve erkek kar$IsIndaki ki$iyle ili$kisini derinle$tirmeye deger olup olmadIgIna karar verir ve kar$Idan gelen i$aretleri beklemeye ba$lar. Bu i$aretler de olumluysa, kadIn ve erkek birbirlerine olan ilgilerini biraz daha acIk olarak ortaya koyarlar ve ili$kilerini geli$tirmek icin yeni adImlar atarlar. Ara$tIrmalarIn ortaya koydugu ilginc bulgulardan biri, insanlarI cinsel yonden harekete geciren temel faktorun guzellik olmasIdIr. Bu sebeple guzellerin daha aranIr ve izlenir olmalarInI ve Israrla kar$Ila$malarInI dogal gormek gerekir. Buna kar$IlIk daha az guzel olanlarIn, kar$I cinsiyetten ilgi gorebilmek icin, kendilerinin aktif olmalarI ve toplumsal olarak kabul gorecek ozellikler geli$tirmeleri gerekmektedir. Kar$I cinsiyetten olan insanlarla ili$ki kurmakta ba$arIlI olanlarIn temel ozellikleri kur yapma i$aretlerini ba$arIlI bir $ekilde gondermeleri ve gonderilen i$aretleri de ba$arIlI bir $ekilde algIlamalarIdIr.
EL HAREKETLERI
Elleri Ovu$turmak
Gecenlerde yakIn bir arkada$ImIz gidecegimiz bir kayak tatilinin ayrIntIlarInI tartI$mak uzere bize geldi. Konu$mamIz sIrasInda birdenbire arkada$ImIz sandalyesinde dikle$ti, geni$ bir gulumsemeyle ellerini ovu$turdu ve Beklemeye dayanamayacagIm! dedi. Sozel olmayan mesajlarIyla bize gezinin cok ba$arIlI olmasInI umdugunu iletmi$ti.Ellerini ovu$turmak insanlarIn olumlu beklentilerini ilettikleri sozel olmayan yollardan biridir. Zar atan kazanma umudunu gostermek icin zarI ellerinin arasInda ovu$turur, toren duzen1eyici elleriI1i ovu$turarak izleyicilere Bir sonraki konu$macIyI din1emeyi uzun suredir istiyorduk der ve heyecanla pazarlamacI satI$ mudurunun odasIna dalar ve ellerini ovu$turarak Buyuk bir sipari$ aldIk, patron! der. Ancak, ak$amIn sonunda ellerini ovu$turarak masanIza gelen ve Ba$ka bir arzunuz var mI? diye soran garson, sozel olmayan yollarla size bah$i$ bekledigini bildirmektedir.Ki$inin ellerini ovu$turma hIzI beklenen olumlu sonuclarIn kimin yararIna olacagInI du$undugunu gosterir. Ornegin, bir ev almak istediginizi ve emlakcIya gittiginizi varsayalIm. NasIl bir ev istediginizi dinledikten sonra emlakcI ellerini hIzlI hIzlI ovu$turarak Tam size gore ur yerim var! der. EmlakcI sonucun sizin icin olumlu olmasInI bekledigini gostermi$tir. Ama eger ellerini yava$ yava$ ovu$turarak sizin icin ideal evi bildigini soyleseydi kendinizi nasIl hissederdiniz? Bu durumda buyuk olasIlIkla uckagItcI veya cIkarcI birisi gibi gorunecek ve sonuclarIn sizden cok onun iyiligine olacagI hissine kapIlacaktInIz. PazarlamacIlara mu$terilerine urun veya hizmet tanItImI yaparken ellerini ovu$turacak olurlarsa alIcInIn savunmaya gecmemesi icin hareketi hIzlI hIzlI yapmalarI soylenir. Ote yandan alIcI ellerini ovu$turarak pazarlamacIya Neleriniz var bir bakalIm? derse bu alIcInIn iyi bir $ey gormeyi umdugu ve satIn alma olasIlIgInIn yuksek oldugu anlamIna gelir. Kucuk bir uyarI: otobus duragInda soguk bir kI$ gunu beklerken ellerini ovu$turan birisi buyuk olasIlIkla bunu otobus beklediginden yapmIyordur. Sadece elleri u$umu$tur!
Ba$parmagm Parmaga Surtulmesi
Ba$parmagIn parmak uclarIna veya i$aret parmagIna surtulmesi genellikle bir para bekleme hareketi olarak kullanIlIr. GenelIikle ba$parmaklarInI parmaklarIna surterek mu$terilerine Size %40 indirim oneriyorum diyen satIcIlar veya ba$parmagInI i$aret parmagIna surterek arkada$Ina Bana on milyon borc ver diyen birisi tarafIndan kullanIlIr. Bu hareketin profesyonel birisi tarafIndan mu$terileriyle ili$ki sIrasInda kullanIlmamasI gerektigi acIktIr.
Kenetlenmi$ E1ler
Bu hareketi kullanan ki$iler genellikle gulumseyip mutlu gorunduklerinden ba$langIcta bu hareket bir guven hareketi gibi gorunur. Ancak bir sefer, henuz kacIrdIgI bir satI$I anlatan bir pazarIamacIyI izledik. Hikayesi ilerledikce sadece ellerini kenetlemekle kalmadIgInI ve parmaklarInIn sanki birbirlerine yapI$mI$ gibi beyazla$maya ba$ladIklarInI gorduk. Buna gore bu hareket hayal kIrIklIgIna ugramI$ veya saldIrgan bir durumu gostermekteydi. Nierenberg ve Calero kenetlenmi$ eller uzerine yaptIklarI ara$tIrmalar sonucunda bunun ki$inin olumsuz bir yakla$ImI dizginlemeye calI$tIgInI gosteren bir hayal kIrIklIgI hareketi olduguna karar verdiler. Hareketin uc ana konumu vardIr: eller yuzun kar$IsInda kenetlenmi$, otururken eller masanIn uzerinde veya kucakta ve ayaktayken eller apI$ arasI hizasInda. AyrIca ellerin tutuldugu yukseklikle ki$inin olumsuz duygularInIn derecesi arasInda da bir ili$ki varmI$ gibi gorunmektedir. Tum olumsuz hareketler gibi saldIrgan yakla$ImIn ortadan kalkmasI icin ki$inin ellerini cozerek avuclarIn ve vucudun on tarafInIn acIk olacagI duruma getirilmesi icin bir $eyler yapIlmasI gerekmektedir.
EL SIKMA TURLERI
El sIkanlarI tiplemelerine gore uc ayrI kategoride toplayabilirIz:
a) Pehlivan
b) Sus Kopegi
c) I$ Bitirici
Pehlivanlar
Size medeni cesaretlerini gostermeye, ilgi, alaka ve dikkatlerini anlatmaya, kendilerine ne kadar guvendiklerini ve i$ bitirici olduklarInI gostermeye tokala$mayla birlikte ba$layacaklarInI bilirler, inanIrlar ve bu konuda muhtemelen onceden evde ciddi ciddi calI$Irlar diye tahmin ediyorum. Kimi hanImlar, bu konuda erkeklerden daha uzmandIrlar. Eliniz bir mengeneye girer, kurtulamazsInIz. YukarIda yuzunuze gulen adam, a$agIda Sana bir ozguvenimi gostereyim de gor diye sIkar da sIkar: Ta ki yuzunuz mor renkten sarIya donmeye, kalp atI$InIz yava$lamaya ba$layIncaya dek. Mutlaka hazIrlIklI olun, bir hanIm misafirim beni aldI elimden tutup, kucukken Cincibir gazozlarInIn agzInI ba$ pannagInIzla kapatIp gazInI cIkartmak icin salladIgInIz gibi (artIk Cincibir cIkmIyor ve ben icmeyi cok severdim,) beni hazIrlIksIz yakalayIp salladI, ustum ba$Im kahve oldu.
Cozum: Tokala$ma sIrasInda gideceginiz yone dogru hareketlenmek olmalI. OdanIza beraberce halay cekerek gidemeyeceginiz icin , elinizi bIrakmak zorunda kalacaktIr.
Sus Kopekleri
Onlarla el sIkI$Irken artIk daha fazla ya$amak istemediginizi fark edersiniz. Genelde hanImlarla bu derdi ya$arsInIz. Size ellerini verirler , eli alIrsInIz hic bir $ey hissetmezsiniz, sallayIp geri verirsiniz. Naylon po$et mi salladInIz? Amcaya merhaba de kIzIm. denilen bir kani$in patisini mi tuttunuz? AnlamazsInIz. Ulkemizde hanImlarsa a$IrI dindar erkeklerin ellerini sIkarken aynI hissi ya$arlar. Kimi zaman eliniz havada bile kalabilir. Boyle bir durumda yanIndakine donun ve Siz almaz mIydInIz? diye sorun. Kendine ve kar$IsIndakine guvensizlik, ileti$im kurmama istegi, motivasyon du$uklugunu kar$Iya vennenin en kolay yolu olarak kabul edilebilir. Profesyonenige hic yakI$madIgInI rahatca soyleyebilirim.
I$ Bitiriciler
Bunlarla daha ilk kar$Ila$usInIz, elinizi bir elleriyle tutarken diger elleriyle de elinizin acIkta kalan bolumunu sarar ve ok$arlar. Siz Bayram degil seyran degil, Allah tan ortalIk kalabalIk diye du$unurken elinizi bir turlu kurtaramazsInIz. Yuzsuzlukleri arttIgI oranda el yukarI gitmeye ve kolu geriden tutmaya ba$lar. Bu ancak yakIn bir dosta yapabileceginiz, kar$IlIklI ictenligi anlatan bir tutu$ $ekli olmasIna ragmen, hayatInIzda ilk defa gordugunuz bir adam yapIyorsa ondan korkun. Bunu genelde politikacIlar yaparlar, el sIkI$uken elleriyle yapay bir dostluk mesajI verirler. Bayan politikacIlar bunu yaparak erkeklerin beyninin ko$esindeki bir yere cinsel mesaj gonderirken, erkek politikacIlarda bunun en ust duzey $ekli Hasan Celal Guzel hareketi adIyla literature kazandIrdIgIm enseden asIlma hareketidir.YakIn dostlar birbirine bunu yaparsa o zaman ictenligi anlatIr. Gectigimiz gunlerde bir televizyon kanalInIn ana haber bulteni icin benden goru$ istendi. Konu YalIm Erez in hukumet goru$mesindeki beden diliyle ilgili mesa jlar. En ilginc goruntu Y alIm Erez in elini sIktIgI tum li derlere (Ciner haric) diger eliyle de mutlaka dokunmasIydI. Bu hukumetin kurulu$u icin bir yardIm beklentisinin en.acIk ornegiydi. Fakat diger eliyle Deniz Baykal In sadece eline dokunurken, FP Lideri Kutan In dirsegine, Ecevit te daha yukarI, en yakIn oldugu YIlmaz In ise neredeyse omuzuna dokunuyordu. Liderler arasInda bir mahalle arkada$I olsa ensesini de tutabilirdi. (Hasan Celal Guzel hareketi). Ilginc bir $ekilde liderlerden el sIkma ritueli suasInda, kar$IlIk olarak, Erez e diger elleriyle dokunan sadece YIlmaz ve Ecevit oldu. DigerIeri dokunmadIlar , bu da onu gercek anlamda hangi Iiderlerin ko$ulsuz destekledigiyle ilgili iyi bir ipucuydu. (Ben haberi hazIrlayan televizyoncuya bu yorumlarI ekrana bakarak yaparken arkama dondugumde, haber arkasIndaki diger ki$ilerin merakla toplandIk1arInI ve dinlediklerini gordum). Cozum: AynIsInI yapIn. Yuzunuzde daha ikircikli bir gulumseme, daha fazla ok$ayIn ve daha uzun tutun. Diger elle ensenize mi daldI? Siz de enseyi yakalayIn. UnutmayIn deli deliyi gorunce comagInI saklarmI$! Bu benden daha yuzsuz ya da Onun da benden bir cIkarI var herhalde deyip yanInIzdan hIzla uzakla$acaktIr.
ELLER VE PARMAKLAR
Eller insanIn kendini ifadesinde en duyarlI ve etkili organlarIdIr. InsanIn elinin becerisinin geli$mesi, beynin biyolojik geli$imine paraleldir. insan beyninin du$unup hayal ettigini, eller gercekle$tirir. Ellerin tecrubeleri beyne yeni du$unce ufuklarI acmI$tIr. InsanIn i$aretparmagI ve ba$parmagInIn evrimi, bilim ve teknigin bugune kadar geli$tiremedigi olaganustu duyarlIkta hareketli bir organIn ortaya cIkmasIna yol acmI$tIr. Bir cocugun parmagInIn ucunda bir santimetre karede 6.000 sinir hucresi sonlanmaktadIr. Bu inanIlmaz kapasite ile insan, parmaklarI arasIndaki bir sac kIlInI veya bir toz zerresini algIlayabilir. Insan kor halindeki demiri elindeki cekicle doverek, ona uygun sertligi verebildigi gibi; piyanonun tu$larInda veya kemanIn tellerinde bir saniyede on iki notayI, gerekli dinamizm, ritim ve duyguyla calabilir. Insan eli sadece kendisine verilen araclarI bicimlendirmez. Parmak, el ve kol eklemleri aracIlIgIyla bo$luk icinde uzanabilir, duz ve egimli cizgiler, ko$eler, daire ve yuvarlak hareketler yapabilir; tutar, temas eder, kavrar, ok$ar, carpar, iter, cevirir, vurur, parcalar. Elin onemi sadece son derece duyarlI hareket ve hissetme becerisine sahip olmasIndan degil, aynI zamanda el ve beyin arasIndaki kar$IlIklI baglantIlarIn zenginliginden kaynaklanmaktadIr. Insan beyninde ba$parmak ve i$aretparmagInI kontrol eden hucrelerin kapladIgI alan, ba$ ve butun duyu organlarInIn kapladIgI alana e$it, ayagIn kapladIgI alandan da on kat fazladIr. Insan bir $eyi almak veya vermek, bir $eyi tutmak veya yakalamak istedigi zaman elleri bedeninden uzakla$Ir. Boyle bir i$lem sIrasInda, ki$inin bedeni, ellerin ve kollarIn koruyuculugunun sagladIgI guvene ihtiyac duyar. Aksi takdirde el ve kollarIn bedeni ortme imkanIndan yararlanmak icin, kollar bedenden fazla uzakla$tIrIlmaz. KollarIn hareketi ozel bir onem ta$Ir. Bu hareket gogsu one cIkartan, insanI harekete geciren aktif bir duygusal enerjiyi yansItIr. Duygusal acIdan acIk insanlar kar$IlarIndaki ki$ilerden kendilerine yansIyan duygu ve du$unceleri kabul etmeye hazIr olarak, dogal bir kendine guven icinde kollarInI bedenlerinden acarak hareket ettirirler.
Kucuk El Hareketleri Ile AnlattIklarImIz
Ok$ayan bir el, yumu$ak hareketlerle cismin $eklini, yuzeyini ve sIcaklIgInI algIlamaya calI$Ir ve boylece ki$iyle cisim arasInda bir ya$antI dogar. Temas ederek hissetmek yoluyla kazanIlmI$ olan duygu, entelektuel bilgi yoluyla elde edilenden cok farklIdIr. Bir tav$an postuna gozle bakmak, mikroskop altInda incelemek ve elle ok$amanIn dogurdugu izlenimler butunuyle farklIdIr. TemasIn yarattIgI farklIlIgI hepimiz biliriz, ancak cogunlukla bundan uzak dururuz. Fakat cok kere kucuk bir temas insanIn icinde bir ozlem dogurur ve temasI tekrarlama istegini ortaya cIkarIr. Benzer $ekilde ki$i kendisinde duygusal yuk doguran bir konuda konu$tugu zaman, duyarlIlIgI, parmaklarI ve avuc ici ile adeta kelime yuzeylerine daha farklI bir anlam vermek istemesinde ortaya cIkar. Boylece insanIn sinir uclarI uyarIlarak, kelimelerin, dolayIsIyla da konu$manIn anlamI artar.Bir e$yanIn veya durumun ellerle anlatIlmasI, kaynagInI cok eskilerden alIr. insanlarIn kendilerini kelime ve cizgiyle ifade edemedikleri donemde, tek ileti$im araclarI el i$aretleriydi. Gecmi$te el i$aretleriyle cisimler, izlenimler, duygular ve du$unceler anlatIlmI$tIr. Ancak insanIn dil becerisinin ileri duzeyde geli$tigi gunumuzde el i$aretleri, hala ifadeyi tamamlayIcI ve anlamI peki$tirici etkilere sahiptir. Hatta, bazen ki$i kar$IsIndakinin anlatmak istedigini bir tek el i$aretinden butunuyle anlayabilir. Ornegin guzel bir kadInI tarif etmek icin avuc iclerinin yukarIdan a$agI orta noktada daralarak hareket etmesi; bir konudaki tartI$mayI bitirmek icin elin yatay bir $ekilde hareket etmesi; ki$inin acIktIgInI anlatmak icin elini midesine vurmasI veya parmaklarInI toplayarak elini agzIna goturmesi yeterlidir.
“Gel” Hareketinin Turkiye de AlgIlanI$I
“Gel,” “git,” “dur,” “ho$cakal” anlamIna gelen el hareketlerinin anlatImImIzda cok onemli yeri vardIr.”Gel” anlamIna gelen hareketlerin Turkiye deki algIlanI$ bicimi konusunda yaptIgImIz ara$tIrma sonucunda Resim 20(A) ve 20(B) de gorulen iki el hareketinin de aynI anlamda algIlandIgI anla$IlmaktadIr. Ce$itli kulturlerde ya$ayan insanlar birbirlerini farklI bicimde selamlayIp, farklI bicimde vedala$Irlar. Istanbul da ya$ayanlar arasInda “ho$cakal” anlamInda el sallama hareketinin, %71 gibi buyuk bir cogunlukla Resim 21 (B) de goruldugu gibi yapIldIgI saptanmI$tIr. Grafik 3, FransIzlarIn “ho$cakal” deyi$ biciminin %55 oranInda Resim 21 / A daki gibi oldugunu gostermektedir. Resim 21/B de gorulen Turkiye de “ho$cakal” olarak kullanIlan el hareketinin ce$itli BatI Avrupa ulkelerinde ne oranda aynI bicimde algIlandIgI Grafik 41e gorulmektedir. Buna gore, Turkiye deki vedala$ma jesti en cok Ingiltere, en az da Italya ile benzerlik gostermektedir. ItalyanlarIn “ho$cakal” olarak kullandIklarI i$aretin Resim 21/D deki gibi oldugu ve bu ulkenin dI$Inda ara$tIrmanIn yapIldIgI hicbir ulkede bu i$aretin “ho$cakal” anlamInda kullanIlmadIgI gorulmu$tur. Ce$itli kulturlerde ya$ayan insanlar birbirlerini farklI bicimde selamlayIp, farklI bicimde vedala$Irlar. Bu veriler Turkiye de Italyanlarla benze$tigimiz konusundaki yaygIn inancla butunuyle celi$en bir sonuc vermi$tir. Italyanlar soz konusu jestler acIsIndan BatI Avrupa ulkeleri arasInda Turkiye ile en az benzerlik gosteren toplum olma ozelligine sahiptir.
Kulturel Ve Sosyal Farklar
Turkiye, Yunanistan, Japonya, Fransa (guney bolgesi) ve Italya gibi Akdeniz ulkelerinde insanlarIn onemli bir bolumu acIk jestlerle konu$urlar. Kuzey Avrupa ya dogru cIktIkca, ozellikle endustrile$menin yogun oldugu bolgelerde kollar bedene yakIn tutulur ve oldukca az hareket ettirilir.Guney ulkelerinde jestlerle yapIlan vurgulamalar, kuzey ulkelerinden daha fazladIr. Ara$tIrma filmleri uzerinde yapIlan incelemeler, aralarInda Turkiye nin de bulundugu Akdeniz ulkelerinde jestlerin Kuzey Avrupa ulkelerinden daha sIk ve daha buyuk hareketlerle kullanIldIgInI gostermi$tir. YapIlan ara$tIrmalar bu farkIn cografi bolge ozelliklerinden degil, sIcaklIk farklarIndan kaynaklandIgInI ortaya koymu$tur. Ancak sIcaklIk farklarInIn hangi sebeplerle jestlerde boyle bir farklIlIga yol actIgI acIklanamamI$tIr. Orta Avrupa ve Ingiltere de aristokrat ailelerin cocuklarIna egitim veren yatIlI okullarda, yemek yerken ogrencilerin koltuklarInIn altIna kitap yerle$tirilir ve hareketleri sInIrlandIrIlIr. YapIlan uygulamalar sonucunda cocuklar aldIklarInI ve verdiklerini disiplin altIna sokarlar, ba$kalarIndan bir $eyler almalarI ve onlara bir $eyler vermeleri bedensel olarak sInIrlanIr. Bu egitimin amacI ogrencilere, davranI$larInI azaltarak duygularInI bastIrmayI ogretmektir. Boyle bir egitim kacInIlmaz olarak insanlarI sIkI$tIrIr ve sInIrlI kalIplar icinde du$unmeye zorlar. Zamanla insanlar toplumsal zorunluluklar ve kurallarla sInIrlanIr, duygularIna yabancIla$Ir ve duygularInI ortaya koymakta zorluk cekerler. Benzer durumu ce$itli sahne gosterilerinde de gozlemek mumkundur. Alt sosyo-kulturel topluluklar bir konser sIrasInda takdir, hayranlIk ve begenilerini co$kuyla ifade ederken, ust sosyo-kulturel topluluklar hayran olduklarI sanatcIlarI bile son derece sonuk bir $ekilde alkI$lamaktadIrlar. Buna kar$IlIk buyuk insan topluluklarI onune cIkan bir politikacI kollarInI acar, buyuk ve geni$ jestler yapar, toplulugu adeta kucaklar ve bu yolla toplulugu etkilemeye calI$Ir. Bir lider ne olcude onemli fikirler ta$Irsa ta$IsIn, donuk bir ifadeyle konu$arak kar$IsIndaki toplulugu etkileyemez ve onlarI fikirlerinin pe$inden surukleyemez. Boyle bir konu$ma sIrasInda ellerin havaya kaldIrIlmasI, yumruk yapIlmasI ba$arIyI, gucu ve mucadeleyi hissettirdigi icin, toplulugu heyecanlandIrIr ve olumlu yonde etkiler.
Kol Kavu$turma
Bir canlInIn kendisini guvende hissetmedigi zaman bir cismin arkasIna saklanmasI dogal bir korunma davranI$IdIr. insan yavrusu da hayatInIn ilk yIllarIndan ba$layarak masalarIn, sandalyelerin, dolaplarIn altIna ve arkasIna saklanIr. Insan buyudukce kendisini tehdit eden durumlarI ya$adIgInda, saklanma davranI$I biraz daha incelik kazanIr ve altI ya$ dolaylarInda cocuk, cisimlerin arkasIna saklanmak yerine kollarInI kavu$turarak kendisini koruyucu bir engel olu$turur ve bu engelin arkasIna gizlenir. Bu davranI$I ya$amIn daha ileri donemlerinde, ornegin genclik doneminde bacak bacak ustune atmayla olu$turulan engel izler. Ki$isel olarak bu davranI$I kendi cocuklarImIzda cok acIk olarak gozledigimizi soyleyebiliriz. Yedi ya$Indan itibaren oglumuz kollarInI kavu$turup, bedenini geriye cekip, ba$InI one egerek durdugunda, daima kendisini zorlayan veya tehdit eden bir durumun varlIgInI fark etmi$izdir. Gercekten de bu davranI$ genclik ve yeti$kinlik doneminde de, daha sonraki yIllarda da bir hayat boyu devam eden olumsuz, savunmaya yonelik bir tavIrdIr ve ki$inin kendisini tehdit altInda hissetmesinin en acIk i$aretidir. Giyim alanIndaki buyuk bir kurulu$, bir yonetici arIyordu. Bu amacla egitimi ve gecmi$i oldukca parlak bir adayla mulakat yapIlIyordu. Aday, marka, urun yonetimi ve i$letme konularIndaki sorulara cevap verirken oturdugu koltuktan one egiliyor, yuzu, elleri ve kollarIyla ifadesini destekleyen jestler kullanIyordu. Ancak adayIn o gune kadar calI$madIgI tekstil alanIyla ilgili sorular sorulmaya ba$layInca, aday koltuga yaslanIyor, kendisini geri cekiyor ve kollarInI kavu$turuyordu. Bircok kimse kollarInI alI$kanlIktan kavu$turduklarInI veya kendilerini boyle daha rahat hissettiklerini soylerler. Bu noktada yine psikolojinin altIn kuralInI hatIrlamakta yarar vardIr. DI$la$an davranI$ insanIn ic dunyasIna yansIr ve insan nasIl davranIyorsa, kendisini oyle hisseder.
YapIlan bir ara$tIrma konuya acIklIk ve derinlik getirmektedir. Orta egitimin bir sInIfIndaki ogrencilere belirli bir dersi izlerken her zamanki gibi rahat ve gev$ek oturmalarI, kollarInI kavu$turmayIp, ayak ayak ustune atmamalarI soylenmi$; bir ba$ka sInIftaki ogrencilere de aynI dersi izlerken kollarInI kavu$turmalarI ve ayak ayak ustune atmalarI talimatI verilmi$tir. Ara$tIrma sonuclarIna gore, kollarInI kavu$turan grubun ogrenme ve hatIrlama miktarInIn %38 daha du$uk oldugu, ogretmene ve ogretilen konuya kar$I cok daha fazla ele$tirici olduklarI gorulmu$tur. Bu ara$tIrmanIn ortaya koydugu bir ba$ka bulgu da, kollarInI kavu$turan bir dinleyicinin, konu$macIya kar$I sadece olumsuz bir duygu icinde olmakla kalmayIp, soylenenlere de daha az dikkat ettigidir. KollarInI alI$kanlIktan veya rahat ettikleri icin kavu$turduklarInI soyleyenler, gercekte korunmaya yonelik ve savunucu bir duyguya sahip olduklarI icin kendilerini iyi hissetmektedirler. AyrIca ileti$im “ki$iye” degil, “ki$iyle” yapIlan bir etkinlik oldugu icin, bizim niyetimizin degil, dinleyicide uyanan izlenimin daha buyuk deger ta$IdIgI unutulmamalIdIr. Dinleyicilerin bu duru$u, “olumsuz bir tavIr” olarak algIladIklarI ara$tIrmalarla ortaya konmu$tur. Insan dinledigi ile aynI fikirde degilse kollarInI kavu$turur. Bu, cok sayIda dinleyicinin bulundugu konferanslar icin gecerli oldugu gibi yuz yuze kurulan ikili ili$kiler icin de gecerlidir. insan diliyle cok kolay, bedeniyle cok zor yalan soyler. Bu sebeple kar$InIzdaki ki$i veya ki$ilerin kollarI kavu$mu$ durumdaysa, bunu acmak icin bir $eyler yapmanIz gerekmektedir. Bu amacla ki$inin eline bir $ey vermek, soru sormak, goru$unu acIklamasIna imkan saglamak yararlI olur. Unutmamak gerekir ki, savunucu ve olumsuz davranI$ devam ettikce, olumsuz tavIr da devam eder. AyrIca olumsuz tavIr, olumsuz jesti daha da guclendirir. Insanlar kollarInI cogunlukla istenmeyen bir durumdan kacInmak ve kendilerini korumak icin kavu$tururlar. Bu davranI$ en sIk insanIn kendisini yabancIlarIn arasInda guvensiz hissettigi asansorlerde, cafe lerde, kuyruklarda, parti veya geni$ sosyal toplantIlarda gorulur. KollarIn kavu$turulmasIndan daha olumsuz bir jest, yumruklarIn sIkIlarak veya pazIlarIn sIkI kavranarak kollarIn kavu$turulmasIdIr. Bu jestler sadece ki$inin durumdan ho$nutsuzlugunu gostermekle kalmaz, aynI zamanda artmI$ olan ic gerginligin saldIrganlIga donu$meye hazIr oldugunu haber verir. Bu jestleri sozlu veya ki$inin sosyal statusu elveriyorsa, bedensel bir saldIrganlIgIn izlemesi dogaldIr. Bu durumdaki ki$i, kullandIgI jestle verecegi tepkinin uygunlugundan emin olmadIgI icin, kendisini kontrol etmek ve tepkisini engellemek icin caba harcamaktadIr.
Kol Kavu$turma (Gizli (Ortuk)
Insanlar bazen, yabancIlarla cevrili olduklarI bir kokteyl partide kollarInI tam olarak kavu$turmak yerine, bir kollarInI sarkItIp, diger kollarIyla bedenlerini kapatabilirler. Bu gibi durumlarda rahatsIzlIk arttIgI takdirde, bacaklarla yeni bir engel daha olu$turulur. Boylece ki$i kendini tehdit altInda hissettigi dI$ dunyaya kar$I savunmu$ olur. Insanlarla cevrili ve ayakta durulan bir ortamda ortaya cIkan bu jest de ki$inin durumla ilgili rahatsIzlIgInIn ve kendini tehdit altInda hissetmesinin bir ifadesi olarak yorumlanIr. Cok sIk gorulen bir ba$ka ortuk savunma davranI$I elleri onde kavu$turmaktIr. Boylece ki$i kendi sInIrlarInI daraltIr. Bir topluluk onunde konu$anlarda, bir odule layIk gorulenlerde ortaya cIkabilen bu jest, kar$Idaki ki$i veya ki$ilere gosterilen bir saygInIn da ifadesidir. Desmond Morris e gore bu jest, korku veren bir durumda cocugun elinin annesi tarafIndan tutulmasI sIrasInda duyulan rahatlIgIn ya$anmasIna imkan saglar. Ortuk kol kavu$turma engelleri cogunlukla sIk sIk topluluk kar$IsInda bulunmak zorunda olan politikacIlar, satIcIlar, televizyon sunucularI gibi kimselerde gorulur. Bunun, sIk sIk topluluk onune cIkan bu kimselerin guvensizlik ve ic gerginliklerini saklamaya donuk bir tavIr oldugu saptanmI$tIr. Ote yandan saatini veya kol dugmesini tutarak olu$turdugu engel, ki$inin kendisini guvende hissetmesine yardImcI olur. KadInlar ellerinde canta ta$IdIklarI icin bu jesti cok daha az dikkat cekerek yaparlar. Bu jestlerin guvensizlik, sinirlilik ve ic gerginligin i$areti olarak yorumlanmalarInIn sebebi, gercek bir amaca yonelik olmamalarIdIr. Benzer $ekilde bir parti veya sosyal toplantIda icki bardagInIn iki elle tutulmasI da, olu$turulmak istenen guvenlik engelinin bir i$aretidir. Kokteyl partiler insanlarda gerginlik yaratan toplantIlardIr. Ozellikle toplantInIn ba$langIcI ev sahipleri icin de, misafirler icin de rahatsIzlIgIn en yogun oldugu bir zamandIr. Bu sebeple insanlar ic gerginliklerini hafifletmek icin cogunlukla farkInda olmadIklarI bircok hareket yaparlar. KadInlarIn saclarInI; erkeklerin bIyIk (ve varsa sakallarInI) duzeltmeleri, kIyafetlerine ceki duzen vermeleri, elbiselerinin uzerinden hayali iplik toplamalarI, ellerini ovu$turmalarI bu hareketlerin ba$lIcalarIdIr. Kokteyl partilerde ic gerginligi ortadan kaldIracak en onemli arac icecek ve yiyeceklerdir. Icecek ve yiyecekler insanlarI me$gul ederek, ellerini doldurarak gerginligi hafifletmek icin cok onemli bir rol oynarlar. Bir kokteyl partiye katIlan ki$i harareti olmadIgI halde icer, karnI ac olmadIgI halde yer. Boylece tehdit edici bir ortamda ellerini kullanarak ve hareket ederek ic gerginligini hafifletme imkanI bulur.
Oturma Duzeni
Oturmak icin secilen yer ve oturan ki$iler arasIndaki mesafe sozsuz bilgilerle dolu olan cok degerli i$aretler verir. Hemen herkes bir restorana girdigi zaman sIrtInI duvara verebilecegi bir masaya oturmak ister. Ortalarda bir masaya oturmak zorunda kalan bazI ki$ilerin restoranI terk ettikleri cok gorulur. Bunun sebebi, insanIn magara devrinde ya$ayan atalarIndan aldIgI mirastIr. Kendini guven altIna alma ihtiyacI, savunmasIz olan sIrtInI tehlikeye donmeyerek, ortaya cIkar.YapIlan ara$tIrmalar, restoran, bar, cafe gibi yerlerde sIrtInI hareket eden bir topluluga donerek oturanlarIn solunumlarInIn sIkla$tIgIm, kalp vurum sayIlarInIn arttIgInI kan basInclarInIn yukseldigini ortaya koymu$tur. Eger ki$inin arkasInda sokak veya bahceye acIlan cam veya kapI varsa, ki$inin duydugu rahatsIzlIk ve gerginlik artmaktadIr. Bu durum tIpkI gurultulu bir yerde uyuyan insanIn durumuna benzemektedir. Ki$i uyudugu icin gurultuyu algIlamadIgInI soylese bile, otonom (irade dI$I ve kendi kendine calI$an) sinir sistemi ile gurultuye tepki vermektedir. Bunun sonucu olarak da uykusu derinle$emedigi icin saat olarak yeterli miktarda uyusa bile, yorgun uyanmaktadIr. Benzer $ekilde masada sIrtI kapI, cam veya hareket eden bir topluluga donuk oturan ki$i de sebebini bilmedigi bir gerginlik ya$amaktadIr. Bu bilginin, onemli kararlarIn verilecegi yemekli toplantIlar sIrasInda buyuk bir degeri vardIr. Boyle yemekli bir toplantInIn duzenlenmesi durumunda, ev sahibinin masanIn konumu ve konuklarIn oturma duzeni konusuyla verilen bilgiler dogrultusunda ilgilenmesi, i$i rastlantIya veya $ef garsonun kontrolune bIrakmamasI yerinde olur.
Oturma SIrasInda Bacak ve AyaklarIn KullanIlI$I
Oturma sIrasInda ayaklar ve bacaklar yuk altInda olmadIklarI icin dogrudan herhangi bir gorevleri yoktur. Bu sebeple oturan bir insanIn ayak ve bacaklarInIn kullanIlI$ bicimi bircok anlam ta$Ir.Bacaklar diz kapagIndan kIrIlarak geri cekilir ve ayaklar sandalyenin altInda tutulursa, bu ki$inin bulundugu ortamdan cok ho$nut olmadIgInI; soylenmesi gereken bazI $eyleri henuz soyleyemedigini veya soylemek istemedigini gosterir. Boyle oturan bir insanIn ic gerginligi yuksektir ve kendini guvende hissetmedigi icin, bedenini mumkun oldugu kadar toplamakta ve geri cekmektedir. AyagIn sandalyenin kenarIna takIlarak veya bazen dolanarak oturulmasI daha yuksek bir ic gerginligin yansImasIdIr. Cogunlukla bu durumda olan ki$iler, goru$lerini degi$tirmek istemeyen, kendilerini sIkI$mI$ hisseden insanlardIr. Bu sebeple sandalyeye dolanan ayaklarI kendilerine dayanak olur.Kar$IsIndaki tarafIndan tehdit edilen ki$i kendisini korumak amacIyla geriler ve sInIrlarInI daraltIr. Gerileme davranI$I kendisini hem bedenin butununde, hem de ayaklarda ortaya koyar. Ki$i ayaklarInI oturdugu sandalyenin altIna ceker.Bu goruntuye ili$kileri gergin olan sevgililerde ve gazete roportajlarInda roportajcI tarafIndan sIkI$tIrIlanlarda rastlanIr.AyaklarI birbirine dolayarak oturmak da aynI yonde yorumlanabilecek yuksek gerginligi ve hareketsizligi gosteren bir oturma bicimidir. AyaklarIn sandalyeden ileri uzatIlmasI, bacaklarI acarak oturma ki$inin kendisine olan guveninin, durumundan memnuniyetinin ve saklayacak bir $eyi olmadIgInIn i$aretidir. Ancak ayaklarIn cok fazla ileri uzatIlmasI ve kimi zaman ondeki sandalyeye veya tabure altlIgIna yaslanmasI ki$inin kendi alanInIn sInIrlarInI geni$letme, cevreye yayIlma istedigini yansItIr ve saldIrganca bir davranI$ olarak yorumlanIr. Bulundugu yerden memnun olmayan ve orayI terk etmeye hazIrlanan birisi oturdugu yerde bunu ayak hareketleri ile ortaya koyar. Ayak tabanInIn yerden herhangi bir $ekilde kesilmesi ki$inin durumunda bir degi$iklik yapmak istediginin i$aretidir.Herhangi bir tanItma veya topluluk onunde yapIlan konu$ma sonrasInda1 dinleyicinin bu durumu almasI olumlu bir i$arettir. Ozellikle bu oturma bicimi1 cene tutmak $eklindeki karar jestinden sonra geliyorsa yapIlan konu$manIn amacIna ula$tIgI soylenebilir. Ki$inin bir ayagI onde ellerini dizlerine koyarak dogrulmasI bir konu$mayI, sohbeti veya beraberligi bitirme i$aretidir. Benzer $ekilde bir ayagI onde elleri sandalyenin veya koltugun kenarInda olan bir ki$inin de bulundugu duruma son vermek istedigini bilmek gerekir. Eger bu durum bir konferans veya tanItIm sIrasInda ya$anIyorsa kendinizi sozunuzu tamamlamI$ hissediyor bile olsanIz kar$InIzdaki ki$inin soze katIlmasInI saglayIn. KatkIda bulunmak istedigi veya sizinle aynI fikirde olmadIgI noktalarI acIklamasIna imkan verin. En son anlatIlan uc beden duru$unun ifade ettigi anlama duyarlI olmak ve sozlu bir kar$I cIkI$la kar$Ila$madan gereken yonde adIm atmak kontrolun sizin elinizde kalmasInI saglar.
Oturma SIrasInda Beden Duru$u (Postur)
Ayakta duru$ $eklinde oldugu gibi, bir insanIn oturma bicimi sIrasInda bedeninin ust (belden yukarI) bolumunu kullanma bicimi, onun ic dunyasI konusunda fikir verir. Dik bir oturu$, dik bir duru$ta oldugu gibi, canlIlIk ve hayat enerjisi ifadesidir. Buna kar$IlIk cokuk bir oturu$ cekingenligi ve ki$inin azalmI$ hayat enerjisini gosterir.Bedenin yandaki ki$iye egilmesi tahmin edilebilecegi gibi o ki$iye duyulan bir ilginin i$aretidir, YanIndaki veya kar$IsIndaki ki$iden aksi yone egilmek ise duygusal veya zihinsel olarak uzakla$mayI ortaya koyar. Ilginc olan zaman zaman sozler ile davranI$larIn celi$mesidir. “Evet” diyen biri bazen geri cekilebilir. Boylece adeta kendi kelimelerinden de uzakla$mI$ olur. Unutmamak gerekir ki; gercegi yansItan bedenin verdigi i$arettir. Televizyon programlarInda ozellikle acIk oturumlarda veya politikacIlarIn katIldIklarI sohbet toplantIlarInda bu tur celi$kilere sIk sIk rastlamak mumkundur. Bundan boyle bu programlarI yukarIdaki bilgilerin I$IgI altInda izlerseniz daha cok egleneceginizden emin olabilirsiniz. BunlarI eglendirici mi yoksa du$undurucu mu bulacagImIz ise bir ba$ka konudur.
Oturma SIrasInda Kaplanan Alan
BazI insanlar arkalarIna yaslanIr, oturduklarI alanIn butununu kaplarlar ve durumdan memnun olduklarI ve bulunduklarI yerden uzun sure kalkmayacaklarI izlenimini verirler. Buna kar$IlIk bazI kimseler ise bulunduklarI sandalye veya koltugun ucuna ili$irler, butun agIrlIklarInI bacaklarIna verirler ve adeta diken uzerinde otururlar.Koltugun ucuna oturmak, kalkIp gitmeye hazIr olmak ya da misafire veya onem verilen birine hizmete hazIr olmak gibi insanIn yerinde durmaya istekli olmadIgInI gosterir. Boyle bir hareket istegi ic gerginligin bir yansImasIdIr. KadInlarIn koltugun biraz ucuna oturmalarIndaki incelige dikkat etmek gerekir. Cunku bazI kadInlar biraz uca oturup, ayaklarInI paralel bir $ekilde yana uzatarak veya bacak bacak ustune atarak, bacaklarInIn daha uzun gorunmesini saglarlar. Bu erotik bir sinyal oldugu gibi, kadIna estetik bir gorunum de kazandIrIr. Bu oturu$ biciminde agIrlIk ayaklar uzerinde toplanmadIgI icin, bunu “kalkmaya hazIr olmak” bicimindeki oturu$tan kolayca ayIrmak mumkundur. AyrIca kadInIn bu oturu$u, ayaklar beden dengesine destek saglamadIgI icin, vucudun ust kIsmInIn dik tutulmasInI zorunlu kIlar. Bu da bedenini ve boynunu dik tutan cekici bir kadIn goruntusunun ortaya cIkmasIna yardIm eder. ReklamcIlarIn kadIn modellerini bu durumda goruntulemelerinin sebebi budur. Sandalyelerin bir ucuna adeta bir ba$kasIna yer bIrakacakmI$casIna oturanlar, haklarIndan vazgecmeye ve geri cekilmeye hazIr insanlardIr. Bu insanlarIn havayI bile daha az soluduklarInI, boylece ba$kalarIna daha cok oksijen bIraktIklarInI du$unmek mumkundur. Bu kimseler varlIk sebeplerini ba$kalarIna hizmet etmekte gorurler kendilerine donuk ele$tirileri cok fazladIr ve ce$itli sebeplerle sIk sIk sucluluk duygusu ya$arlar.BulduklarI koltuga kendilerini butunuyle bIrakanlarIn belki o an icin cok yorgun olduklarInI du$unmek mumkun olabilir. Ancak bu kimseler buyuk cogunlukla ic dunyalarInda rotalarInI bulamamI$, bu sebeple hareket etmekten kacInan ve hareket etmeyi yuk gibi goren kimselerdir.Oturulacak bo$ yer oldugu halde, bir koltugun koluna oturanlar kendilerine fazlasIyla guven duyan kimselerdir. Bu kimseler cevrelerindekilere kendi goru$lerini kabul ettirme egilimindedirler ve cogunlukla etrafIndakilere ustunluk saglamak isterler.
Oturma Icin Secilen Yer
Bir odaya girdigimiz zaman sectigimiz yer kendimize olan guvenimiz ve o mekan icinde bulunanlar arasInda kendimizi nerede gordugumuz konusunda fikir verir. YapIlan ara$tIrmalar odaya girdiklerinde kapIya yakIn koltuk veya sandalyeye oturanlarIn ozguvenleri du$uk kimseler oldugunu ortaya koymu$tur. KapIya yakIn bir koltuga oturmak aynI zamanda ki$inin kendisini diger ki$ilerden daha az degerli ve onemli gordugunun i$aretidir. Bu ki$ilerin oturma bicimleri incelendiginde de cogunlukla sandalye veya koltugun ucuna oturmak kalkmaya hazIr olmak gibi durumdan rahatsIzlIgIn ve du$uk ozguvenin diger belirtileri de bulunmu$tur. Buna kar$IlIk girdikleri odada ev sahibine veya merkeze yakIn, yer secenlerin ozguvenleri yuksek ve kendilerinden ho$nut kimseler olduklarI ve bu kimselerin aynI zamanda koltuklarInI ve sandalyelerini dolduracak bicimde oturduklarI gorulmu$tur. InsanlarIn oturmak icin sectikleri yerler amaclarI acIsIndan daima en elveri$li yerler olmayabilir. Ornegin; yIllardIr buyuk ilgi goren Ana-Baba Okulunda sIralar daima arkadan one dogru dolar. Oysa ki$ilerin boylesine gonullu olarak katIldIklarI bir toplulukta dinleyicilerin konu$macIyI en iyi duyup onunla en iyi ileti$im kurabilecegi on sIralarI tercih etmesi beklenir. On sIralarda ozellikle en on sIrada insanlar kendilerini savunmasIz ve CIplak hissetmektedirler.InsanIn onundeki koltuk ve diger dinleyiciler dogal bir korunma yaratIr ve guven duygusu verir. Bu sebeple de bo$ bir salonda dinleyiciler orta sIralardan ba$layarak salonu doldururlar. Benzer $ekilde bar, cafe ve benzeri eglence yerlerine insanlar arkada$ olabiIecekleri1 ili$ki kurup konu$abilecekleri birilerini bulmak icin gelirler. Buralara gelenler buyuk cogunlukla ya sIrtlarInI bir ko$eye dayayarak veya diger insanlarI gozleyebilecekleri bir kenara otururlar. Oysa bu yerler ki$inin gorulmek istedigi diger insanlar tarafIndan kolayca fark edilebilecegi yerler degildir. Boyle bir eglence yerine arkada$ bulmak amacIyla gelenler icin uygun olan merkeze yakIn bir yerde oturmak sIrtInI topluluga donmemek ve insanlarIn cogunlugunun bulundugu yere yan olarak oturmaktIr, Boylece hem insanlarI ve cevrede olup bitenleri gormek hem de diger insanlarla dogrudan yuz yuze ve goz goze gelmenin doguracagI rahatsIzlIktan kacInmak mumkun olur.
Oturma $ekli: 90°lik AcIyla Oturmak
I$birligini saglamak amacIyla kurulan bir ili$ki icinde uygun olan, oturan ki$iler arasInda 90°lik bir acI olu$turacak bicimd
e yanlamasIna oturmaktIr. Boylece ki$inin kar$IsIndakini, cIkarlarI kendisiyle celi$en biri olarak degil, bir problemi birlikte cozecek ki$i olarak algIlamasI mumkun olur. Unutmamak gerekir ki, cevresine oturulan masa, insanlarIn kendilerini guvende hissettikleri bir korunma duvarIdIr. Bu sebeple kar$ImIzdaki ki$iyi duvarImIzIn neresine aldIgImIz onem ta$Ir.YanlamasIna oturma duzeni arkada$ca ve dostca ili$ki kurmaya imkan verir. Bu $ekilde oturanlar arasInda hem goz temasI kurma imkanI olur, hem de ki$iler masanIn koruyucu ozelliginden yararlanarak kendilerini rahat hissederler. Buna ek olarak 90° lik acIyla yanlamasIna oturan ki$iler fikir alI$veri$inde bulunabildikleri gibi kendi cizgilerini de koruyabilirler. Bu oturma bicimi bazIlarInca demokratik oturma duzeni olarak adlandIrIlIr. I$ goru$meleri icin de en uygun oturma duzeni budur. Bu sebeple uyum icinde olmak istediginiz ki$iyle gogus acIklIklarInIzIn hayali olarak kesi$tikleri bir ucgen olu$turacak bicimde oturmanIz yerinde olur.Boylece o ki$inin, uzerinde buyuk bir baskI hissetmeden kendi goru$lerini ortaya koymasIna imkan saglamI$ olursunuz. Boyle bir oturma bicimi konu$an ki$iler arasInda dostca ve rahat bir atmosferin dogmasIna yardIm eder. Cunku bu oturma biciminde duygular ve davranI$lar acIsIndan geni$ bir hareket alanI vardIr.Konu$ulan ki$i uzerinde baskI uygulanmak istendigi zaman, sorularInIn sandalye dogrudan o ki$iye dondurulup, goguslerin kar$I kar$Iya gelmeleri saglanarak sorulmasInIn, kontrol etmek isteyene yarar sagladIgI bazI calI$malarda gosterilmi$tir. Bu manevra ozellikle astlarI sorgularken veya kar$InIzdaki ki$inin sizden bir $eyler sakladIgInI du$undugunuz durumlarda yararlI olabilir.
Oturma $ekli: Capraz Oturmak
Bir restoranda veya kitaplIkta hic bo$ masa yoksa tek ki$inin oturdugu dikdortgen bir masanIn neresine oturursunuz? Buyuk bir ihtimalle, insanlar ilgi duymadIklarI ve ili$ki kurmak istemedikleri ki$ilerle capraz ve mumkun oldugu kadar uzak oturur ve boylece aynI zamanda goz temasI imkanInI da azaltmI$ olurlar. Ili$ki kurmak istemedigi ki$iyle goz goze gelmemek, insana yalnIzlIk duygusu verir. Bu durumda ki$i kendi ic konu$malarInI surdurebilir ve topluluk icinde olmasIna ragmen oldukca bagImsIz hareket etmesi ve kendisini yalnIz hissetmesi mumkun olabilir.
Oturma $ekli: Kar$I Kar$Iya Oturmak
Kar$I kar$Iya oturmak genellikle rekabeti ifade eder. ister bir fikir cercevesinde, ister bir i$ ili$kisinde olsun, kar$I kar$Iya oturmak, tIpkI bir satranc macInda ya da iskambil oyununda oldugu gibi masadan bir galip bir de maglup cIkacagInI du$undurur. Ileti$im insanlara kar$I yapIlan bir eylem degil, insanlarla birlikte yurutulen bir eylemdir. Esas olan, bizim soylemek istediklerimiz ve niyetimiz degil, bunun kar$ImIzdakiler tarafIndan nasIl algIlandIgIdIr. Bu sebeple kar$IlIklI oturmanIn insanlarla uzla$mayI zorla$tIran ozelligini her zaman akIlda tutmak gerekir. Ozellikle ziyaretlerini satI$ amacIyla yapanlarIn, goru$tukleri ki$inin kar$IsIna oturmalarInIn hatalI oldugu anla$IlmI$tIr. MuhatabInI masasInIn kar$IsIna oturtmak amirce bir tavIrdIr. Eger verilecek bir emir, yapIlacak bir uyarI varsa, bu oturma bicimi uyarI veya emrin $iddetini artIrIr. Cagda$ bir yoneticinin, ileti$im icin gecerli olan ilkenin, yonetim icin de gecerli oldugunu unutmamasInda yarar vardIr. “Yonetim insanlara ragmen olmaz, insanlarla birlikte olur”.
Oturma $ekli: Yan Yana Oturmak
Bir arkada$InIza i$iyle veya cocugunuza dersiyle ilgili yardIm edeceginizi du$unun. Nereye oturursunuz? Sececeginiz yer buyuk bir ihtimalle onun yanInda ki sandalye olacaktIr.Yan yana oturan ve hafif birbirlerine donuk olan iki ki$i, buyuk bir ihtimalle bir probleme kar$I ortak bir yakla$Im icindedirler. Benzer bir $ekilde uc veya dort ki$inin yan yana oturmasI, birbirlerine guven, dI$ dunyaya kar$I ortak bir cephe olu$turmak anlamIna gelir. Yan yana oturmak i$birligini ve olumlu duygularI en ust duzeye cIkarttIgI icin, muhatabInI ikna etmek isteyen bir ki$inin masanIn etrafIndan dolanarak yanIna gecmek istemesinin ona avantaj saglayacagI du$unulebilir. Bunu yapmak icin uygun bir sebep varsa, boyle bir yakla$Im gercekten yararlI olabilir. Ornegin, masada oturan ki$inin inceledigi belgeyle ilgili olarak ona bilgi vermek gibi bir sebep, boyle bir davranI$In uygunsuz kacmasInI onler. Ancak masasInIn etrafIndan dolanarak oturan ki$inin mahrem alanIna girmenin her zaman riskli bir davranI$ oldugu unutulmamalIdIr. Yan yana oturarak i$birligi ve olumlu duygular yaratacak oturma duzeni anne-baba ve cocuklarI, ogretmen ile ogrencisi, amir ile astI arasInda kolaylIkla gercekle$tirilebilir ve olumlu sonuclar verir.Ancak unutmamak gerekir ki, ya$ veya statu olarak daha geride olan ki$inin bu oturma bicimine dogrudan te$ebbus etmesi her zaman risk ta$Ir.
Saklanma DavranI$larI
Bir kokteyl partide harareti olmadIgI halde icmek, karnI ac olmadIgI halde yemek gibi, dogrudan bir amaca hizmet etmeyen davranI$larIn uzerinde durmak degerli bilgiler verir. Buna gune$ gozlugu, canta gibi objelerin kullanIlI$larI da dahildir. Gune$ gozlugu, gozleri gune$ten korumak; canta veya dosya, ce$itli e$ya ve belgeleri ta$Imak amacIyla kullanIlIr. KapalI bir mekanda gune$ gozlugu ile oturmak ki$inin kendisini ve duygularInI gizleme yonunde bir davranI$ olarak degerlendirilir. Hic kimse gozlerini gormedigi bir insanla olumlu bir ili$ki kuramaz ve hele bu insanla yeni tanI$Iyorsa, sIcak bir duygu besleyemez. Bu sebeple gune$li bir ortamda bile olsa, biriyle konu$urken gozlugu cIkartmakta yarar vardIr. Ancak plaj ve deniz uzerinde yolculuk gibi durumlar, bu konuda istisna olarak degerlendirilebilir. Benzer $ekilde canta veya dosyayI gogsunun uzerinde tutmak, ki$inin guvensizligi ve ic gerginliginin i$aretidir. Ki$i boylece kendisini dunyaya kar$I bir zIrhla kapatmI$ olur. Bu jeste kadInlarda daha sIk rastlanIr. KadInlar ozellikle cantalarInI bir koruyucu olarak kullanIrlar. canta, dosya veya bir ba$ka objeye boylesine sarIlma, ki$inin kendisine dayanak aramak ihtiyacIndan kaynaklanIr. insan kendisinin, fikirlerinin veya duygularInIn kabul goreceginden $upheye du$erse, ihtiyac duydugu dayanagI bu tur objelerde arar. Ki$inin oturdugu koltugun kollarI da, cevreye fazla ipucu vermeden ki$iye dayanak gorevi yapabilir. Kar$IsIndaki ki$i tarafIndan duygu veya fikir duzeyinde zorlanan insan, ihtiyac duydugu destegi oturdugu koltugun kollarInda arayabilir. Bu davranI$, cocugun babasInIn bacaklarIna sarIlarak guven duygusunu ya$amasInIn ve endi$esini azaltmasInIn yeti$kin hayattaki kar$IlIgI olarak degerlendirilir. Boyle gergin bir oturu$la rahat bir oturu$ arasIndaki fark, ki$inin bedeninin ust kIsmInI kullanma biciminde gizlidir. Kendini baskI altInda hisseden ki$i ba$InI ve gogsunu geri cekerek oturur ve omuzlarI hafif kalkIktIr. Oysa rahat bir oturu$ sIrasInda omuzlar serbest, ba$ ve gogus hafif one egiktir. InsanlarIn duygularInIn anla$IlmasInI zorla$tIran dogal engellerden biri de sakaldIr. insanIn yuzundeki yakla$Ik 20 cift kas gurubunun her birinin tek bir hareketi ve bu kaslarIn birlikte hareketleri, onun zengin ic dunyasIndaki degi$iklikleri dI$ dunyaya yansItIr. DI$ dunyaya yansIyan bu bilgiler cevredeki insanlar tarafIndan algIlanIr ve kar$IlIklI bir etkile$im dogar. Sakal kar$IlIklI bir etkile$imi kacInIlmaz olarak sInIrlayan dogal bir engeldir. Ozellikle yuzlerinin butununu sakal arkasIna gizleyen insanlarIn dI$ dunyayla etkile$imleri -secimleri bu oldugu icin bir yonu ile- azalmI$ olur. Bir ba$ka acIdan sakalIn dikkat cekiciligi ve toplumda nispeten az rastlanmasI ba$langIc icin bir ilgi ve ileti$im aracI olarak gorulebilir. KIsaca ifade etmek gerekirse sakal ilgi cekmek, farklI olmak ve duygularI gizlemek icin iyi bir aractIr.
Ses
Ses cogumuzun sandIgIndan cok daha onemlidir. Nixon, bir konu$ma metnini okumakla teypten dinleme arasIndaki bayat farkI anlamI$tI. Biz gazel bir sesin farkIna varmayIz, cunku boyle bir ses amaclanan i$i dikkati cekmeden yaptIrIr. Ancak ses etkisiz oldugu zaman onu hemen fark ederiz. BazI insanlar sesleriyle para kazanIr. Mel Blanc, Wamer Brothers m cizgi filmlerini seslendiren aktor. BazI aktorlerin reklamlarda kullanIlan cok etkili sesleri vardIr. Paul Burke, William Conrad, James Garner ve David Janssen sIk sIk; TV reklamlarInda duyulur veya bizzat gorunur. Bu kadar dinlenmelerinin nedeni, duygularInI en onemli gostergesi olan sesi cok iyi kullanmalarIdIr.
Duygulardan ba$ka, ses yalan soyledigimizi de gosterir. Mucit Allen Bell, insanlarIn seslerini analiz ederek gercek mi, yoksa yalan mI soyledigini saptayan bir aygIt yapmI$tIr. PoligrafIn aksine, aygItIn insan vucuduna takIlmasIna gerek yoktur. TV yayInlarInI, teypleri, telefon konu$malarInI da analiz edebilmektedir. Psikolojik gerilim olcer (psychological stress evaluator PSE) diye adlandIrIlan bu alet, seste, insan kulagI tara. fIndan algIlanmayan titremeleri olcmektedir. Ses saniyede 8 ile 14 devir arasInda bir hIzla titre$ir. Bir insan gercegi soyledigi zaman, sesi kontrol eden kaslar rahat. tIr ve belirli bir duzen gosterir. Yalan soyledigi zaman ya$adIgI zorlanma, dogal olmayan bir gerilim yaratIr ve duzen degi$ir. Bu i$lem uzerinde kontrolumuz yoktur. Bell, PSE yi once TV deki Dogrucu Hangisi programInda (uc yarI$macI aynI ki$i olduklarInI iddia ederler. Amac hangisinin yalan soylemedigini anlamaktIr) denedi. Bu deneyler sonucunda PSE nin yuzde 95 oranInda dogruyu buldugunu one surdu. Bir ba$ka denemede uc PSE operatoru, John Dean v.e John Mitchell in TV deki Watergate haberlerindeki beyanatImI tahlil etti. Mitchell, bir kac noktada gerilim gosterdi. Ornegin, Richard Nixon un dinleme veya ortbas etme olaylarIna karI$tIgImI sanmadIgImI soyledi. Dean ise hic bir. gerilim gostermedi. Hepinizin bildigi gibi tarih Dean in dogru, Mitchell in yanlI$ oldugunu gosterdi. Dale Carnegie, Soz Soyleme ve Kendine Guvenme kitabInda $oyle der: “Biz bu dunyada dort $eyle degerlendirilir ve sInIflandIrIlIrIz: Ne yaptIgImIz, nasIl gorundugumuz, neyi nasIl soyledigimiz.” “NasIl soyleyeceginizi calI$arak geli$tirebilirsiniz. GIrtlak kaslarI calI$arak guclendirilebilir ve ayarlanabilir.
Ses Kontrolu
Sesimizi kontrol etmeyi cok kucuk ya$ta ogreniriz. Yeni dogmu$ bebekler binlerce degi$ik ses cIkartabilir. Fakat altI aylIktan itibaren bu sesler genellikle ana dillerinin sesleriyle sInIrlanIr. Ingilizce de tahminen her biri uc saniye suren 50 ses vardIr. Bu sesler soluk, fonasyon, rezonans ve telaffuzun birle$mesiyle olu$ur.
Normal soluk, uc ila be$ saniyede bir nefes alIp verilmesidir. Konu$maya niyetlendigimiz zaman daha cabuk soluk alIr, sonra kontrollu bir $ekilde soluk veririz. Nefesli sazlardan birini calanlar , iyi bir nefes kontrolunde diyaframIn onemini bilir. Diyafram, gogus bo$lugu ile mide arasInda bulunan bir kastIr. Geni$lediginde gogus bo$lugunda havaya daha fazla yer acIlIr. DaraldIgInda havayI dI$arI cIkmaya zorlar. Ses cIkarma (fonasyon) icin hava, nefes borusu ve gIrtlaktan gecirilir. Adem elmasInIn oldugu yerde bulunan bir cift ses teli. sesi olu$turur. Bu ses telleri dI$arI atIlan hava ile titre$ir. InanIlmaz karI$IklIktaki bir takIm kaslar , ses tellerinin uzunlugunu, kutlesini, esnekligini ve sertligini degi$tirerek sesteki tInI ve yukseklik farklIlIklarInI yaratIr. Titre$en hava, rezonans yaratmak icin burun kanalIndan, bogaza ve agIz bo$luguna gecer. Bu bir stereo sistemdeki hoparlor kutusunun gorevini yapar. Burun kanallarI ve agIz bo$luklarI degi$ik buyuklukte ve bicimdedir. Bu bo$luklarIn ve gecitlerin buyukluk ve bicimleri sesi degi$tirmek icin ayarlanabilir. Konu$ma surecindeki son adIm telaffuzdur. Siz her ses icin dilimizi, di$lerimizi, dudaklarImIzI uygun $ekilde bicimlendirerek telaffuz ederiz. Eger sozcukleri yanlI$ telaffuz ediyorsak bu durum sadece siiiu1zemenin yanlI$ kullanIlmasIndan ileri gelir. $arkI soylemenin yararlarIndan biri insanlara sesleri daha ozenle telaffuz etmeyi ogretmesidir. Boylece dinleyici $arkIlarIn sozlerini anlayabilir. Bu disiplin gunluk konu$malarda da surdurulebilir. Dale Carnegie, Amerika da fena halde parasIz kalan bir ir.u;.i.:in hikayesini anlatIr. Adam tek giyecegi olan eski elbisesini ve yIrtIk ayakkabIlarI giyerek bir i$ goru$mesine gider. Goru$meci, adamIn dili kullanmadaki ustalIgIna hayran kalIr. Sefil gorunu$une ragmen konu$masI onu ozel bir ki$i haline getirmi$tir. Goru$meci her ne kadar onu i$e almazsa da, onun icin bir arkada$Indan randevu alIr. Sesinizi uygun bir $ekilde kontrol ederek insanlarI boylesine etkileyebilirsiniz. Onceleri e$im, her agzImI acI$Imda ismimi soylemekten ba$ka bir $ey yapmIyor gibi gorundu. i$yerimde bu “hizmet”ten yoksun kaldIgIm halde, uc hafta icinde “$eylerden kurtulmayI ba$ardIm. Daha sonra ortagImdan aynI careyi ona uygulamama izin vermesini istedim. Onun alI$kanlIgI benden daha koklu olmasIna ragmen o da kendisini bir kac haftada .tedavi etti. i$ arkada$larInIzI ve mu$terilerinizi. geri iletim sisteminize katmaktan korkmayIn. $irketlerden cogu ki$inin $eycilerin uzerine gittigini gordum. KullanIlan her “$ey” sozcugu icin bir kutuya para atma cezasIna ba$vurulu$una dahi rastladIm. BazI gruplarIn bu paralarla “$ey” partisi duzenledikleri de oldu.Konu$manIzdaki anlamsIz sozcukleri azalttIktan sonra da, zaman zaman bunlara tekrar ba$vurup vurmadIgImIza dikkat edin. Eski bir sigara tiryakisinin kahveyle beraber sigara aramasI gibi, siz de cumle icindeki bo$luklarI herhangi bir sesle doldurmak isteyeceksiniz. Geri iletim ortagImIzIn herhangi bir duzensizlikte sizi uyarmasInI soyleyin.
Sesin Nitelikleri
Sesin ilk niteligi tonudur. Her ses belli bir tonda cIkar. Ses tonlarImIz degi$ik tip cumlelere gore degi$ir. Duz cumlelerin ba$I du$uk, soru cumlelerinin sonu du$uk ses tonuyla biter. Sesimizin tonlarI dar veya geni$ ini$-cIkI$lI olabilir. Ornegin, Clint Eastwood un sesi monoton bir cizgi izlerken radyodaki Great Gildersleeve oldukca degi$ik tonlarI komiklik icin kullanIlIr. Gergin ses bogaz daraltIlarak cIkartIlIr ve dinlenmesi zor bir sestir. Bir keresinde daha yuksek sesle konu$abilmek icin ozellikle gergin ses tonu kullanan bir papaz dinledim. VaazIn onuncu dakikasInda bogazIna bir gIcIk yerle$iverdi. GIcIklI sesiyle surdurmeye ca!I$tIgI vaaz nedeniyle kendisini dinleyen tum cemaate yava$ yava$ bir oksuruk manisi yayIlmaya ba$!adI. Vaazm sonuna dogru dinleyiciler adeta. bilincsiz oksurme ve gIrtlak temizleme korosu olu$turmu$tu. Papazsa, tam aksine, onlar oksurdukce daha yuksek sesle konu$maya calI$Iyordu. Ses yuksekligi, sesin ikinci niteligidir. Sozcuklere anlam kazandIrmak icin ses yuksekligini degi$tirerek anlamI kontrol etmek acIsIndan cok yararlIdIr. Yuksek ses cIkarmanIn dogru yolu, o papaz gibi zorlanmak degil, daha etkin olmaya calI$maktIr. Bu da diyaframI dogru kullanmakla olur. Yuksek ses cIkarmak icin ses tellerinizden fazla miktarda hava gecirmek zorunda degilsiniz. Bu, ozel sIrlarInI balona doldurmaya calI$an biri gibi, sizi nefes nefese bIrakIr. HavayI cigerle. rinizden dI$arI diyaframInIzla itmelisiniz. Okulda trompetle bir parca calarken muzik ogretmenim beni aniden durterdi. DiyaframImI dogru kullanIyorsam hafifce yutkunurdum; eger yanlI$ nefes alIyorsam garip bir ses cIkardI. Iyi bir nefes kontrolu yapIp yapmadIgInIzI anlamak icin $u deneyi uygulayabilirsiniz: Yuksek sesle konu$ur. ken agzInIzI elinizle hafifce kapatIn. Eger sesiniz tamamen kesiliyorsa solugunuzun yetmedigi anla$IlIr. Sesiniz kIsmen kesiliyorsa, diyaframInIzI kullanI$ $ekliniz dogrudur, bir ba$ka deneyse, agzInIzdan birkac santim uzaktaki bir kibriti sondurmeden yuksek sesle konu$maktIr. Sesin yuksekligi gIrtlakla saglanubilir. Bu yontemi geli$tirirseniz, daha yuksek tonda, uzun sureli bir konu$ma yapmak icin hazIrlIklI sayIlIrsInIz. Ucuncu ses niteligi rezonanstIr, bu olmadan ses genizden gelir. Rezonans kanallarInIz u$utme veya iltihaplanmayla tIkanabilir.En son ses niteligi ise tempodur. HIzlI veya yava$, akIcI veya aksak konu$abilirsiniz. I$ hayatImIzda hepimizin makinalI tufek gibi konu$tugu zamanlar mutlaka olmu$tur. En begendigim omeklerden biri, 1961 de cevrilen Bir, Iki, Uc filminde oynayan James Cagnuy dir. DuraklamalI konu$ma, konu$maya tiyatrovari bir hava katar veya California bilmecesindeki duraklama” gibi belli sozcukleri vurgular. Ister du$unmek icin ister etki yaratmak icin yapIlsIn, durak!amalar abartIlIrsa konu$manIza o!an ilgiyi dagItabilir. $irket ici egitim seminerlerinde bir yoneticinin yapacagI onemli bir konu$. mayI (ornegin basIn bulteni gibi) yeniden daktiloya ceker ve en etkili ses kalIplarIna boleriz.
Eski ba$kanlardan Carter, dinleyicilerinin dikkatini dagItacak $ekilde cumlelerini olur olmaz yerlerde sIk sIk bolerdi. Tipik birkac cumlesi $oyleydi: “Amerikan halkInIn benim... yaptIgIm gibi bazI.,. lukslerden... vazgecmesi gereklidir. Ornegin, ben... Biny i istedigim... kadar goremiyorum.” Ba$kan Carter In bir de, sesini cumle sonlarInda azaltma atI$kanlIgI vardI. Bu onun inandIrIcIlIk ve dogruculuk izlenimini bozuyordu. Ses seminerlerinde her ogrencinin anlattIgI kIsa ki$isel oyku teybe kaydedilir. Daha sonra bunlar tek tek grupla beraber tahlil edi1ir. BazI ses nitelikleri birden fazla yoruma acIktIr. Ornegin, erkegin yumu$ak sesi ba$ka etkenlere de baglI olarak zayIf ve efemine veya cok guclu olarak degerlendirilebilir. Marlon Brando, Baba filminde sakin ve kIsIk bir ses kullanmI$tI. Sadece guclu ve saygIn insanlar yu. mu$ak ve yava$ tempolu bir ses kullanmayI goze alabilir. Bunlar , agIzlarIndan cIkacak her sozcuk icin kar$IlarIndakileri bekletebilir.
Sesinizi NasIl Geli$tirirsiniz?
Bir konu$macI olarak ses niteliklerinizin yarattIgInIz etkiye nasIl katkIda bulundugunu anlarsanIz kendinizi bu konuda geli$tirmeye ba$!ayabilirsiniz. ilk adIm, sesinizi banda almaktIr. Ucuz bir teyp bu i$ icin yeterlidir. Pek cok $irket bunlarI egitim amacI ile kullanIr. Teybinizi acIn ve onun varlIgInI hic dikkate almadan olagan konu$manIzla sesinizi kaydedin. Cogumuz, sesimizi kaydetmekte olan bir teybin kar$IsInda donup kalIrIz. Uzun suren kasetlerden alIn ve telefonda konu$urken veya yemek yerken, yani teybin calI$tIgInI unutabileceginiz zamanlarda kayIt yapIn. Bir tanItmada veya bir toplantIda konu$ma yaparken arkada$larInIzdan birine sesinizi kaydettirin. Onemli olan sesinizin dogal olarak kayda alInmasIdIr. Cogumuzun sorunu ifade acIklandIgIndan yoksun olmaktIr. Sabit bir ses tonu ile aynI tempoda konu$uruz. Her gun radyo ve TV de dinledigimiz profesyonel seslerden ogrenilecek cok $ey vardIr. Komedyen George Carlin, butun spikerlerin sanki aynI yayIn okulundan cIkmI$ gibi olduklarInI soyleyerek $aka yapar.Konu$malarInIn bu kadar birbirine benzemesinin nedeni etkili konu$ma teknikleri konusunda ustala$mI$ olmalarIdIr. Anlam ta$Iyan sesleri calI$mayI en sevdigim yer otomobilimdir. BazI reklamlarI o kadar cok dinlemi$imdir ki ezbere bilirim ve sunucu ile aynInI da soylerim. Eve gelince, haberleri ve hava raporunu cocuklarIma profesyonel sunucu gibi veririm. Sesinize, vucudunuzun herhangi bir kasI gibi davranIn.
YALAN, SAMIMIYETSIZLIK, $UPHE VE TEREDDUT
“Insan yalan soylerken ne yapar?” veya “Bir insanIn yalan soyledigini nasIl anlayabilirim?” sorusu bu seminerler sIrasInda en cok sorulan sorulardan biriydi. Bu sebeple bu konuyu ayrI bir ba$lIk altInda toplamayI ve konuyla ilgili yapIlan ara$tIrmalarI, bu ara$tIrmalardan elde edilen bilgileri ve en onemlisi bu bilgilerin gecerlilik derecelerini ozel bir bolumde toplamayI uygun bulduk. Sosyal hayatta bircok durumda, insan kendi gercek duygularInI gizlemek ister, ancak herhangi bir bicimde kendisini ele verir. Bir topluluk icinde ki$i sinirli, gergin ve hatta korkuyor olabilir fakat yuzune ili$tirdigi bir gulumsemeyle mutluluk maskesi ta$ImasI mumkundur. Dikkatli bir gozun algIlayabilecegi bazI kucuk ipuclarI ic ve dI$ dunyalar arasIndaki bu farkIn anla$IlmasIna yardImcI olur. Insanlar yalan soyledikleri zaman en ba$arIlI $ekilde kontrol ettikleri, yuz ifadeleridir; Insan en cok mimiklerinin farkInda oldugu icin yalan soylerken en cok ve en iyi yuzunu kontrol eder. Cunku insan yalan soyleyecegi zaman yuz mimiklerini kontrol etmek icin bilincli bir caba harcamaktadIr. Hic $uphesiz cok dikkatli bir gozlemci veya uzman icin yalan soyleyen biri mimikleriyle de cok sayIda ipucu vermektedir. Ancak genel olarak du$unuldugunun aksine, bir ki$inin yalanInI yuzune veya gozune bakarak anlamak pek kolay degildir.
Yalan Ce$itleri
InsanlarIn birbirlerine soyledikleri yalanlarI dort grupta degerlendirmek mumkundur. Birinci grupta ki$inin soyledigi yalanIn, kar$IsIndaki tarafIndan bilindigi fakat kar$I cIkIlmadIgI ortak-yalanlar vardIr. Kendisine yapIlan ak$am yemegi onerisinden ho$nut kalmayan hanIm, daveti yapan ki$iye “i$im var veya “ba$kasIna sozum var” der. Bunu soylerken kar$IsIndakinin soyledigi yalanI anladIgInI bilir. Ancak iki taraf icin de durumun bu $ekilde algIlanmasI uygundur. Daveti yapan ki$i, konuyu mazeret yonunde geli$tirebilir ve $ehir hayatInda herkesin programInIn kacInIlmaz olarak cok yuklu oldugunu soyler. Bu $ekildeki ortak-yalanlar insanlarIn gundelik hayatlarInda onemli bir yer tutar. Ikinci grupta yer alan yalanlar, dogrusu ortaya konamayacagI icin kar$I cIkIlmayan yalanlardIr. Buna ornek e$i kendisini terk eden birinin bir kokteyl partide mutlu bir goruntu sergilemesidir. Bu ki$i beraberligini bitirmekten oturu cok mutlu oldugunu ifade eder ve dinleyenler bunun dogru olmadIgInI bilirler. Ancak buna kimse kar$I cIkamaz. Bu ki$i gece boyunca izlenecek olursa, soyledikleriyle ic dunyasI arasIndaki celi$kiyi ortaya koyacak bircok acIk verebilir. Ancak bu yalanIn ortaya cIkmasI kimseye yarar saglamayacagI icin, kimse konunun uzerine gitmez. Ucuncu grupta profesyonel yalancIlarIn soyledikleri. yalanlar bulunur. Burada “profesyonel yalancI” tanImI “meslegi geregi yalan soylemek zorunda olan” anlamInda kullanIlmaktadIr. Diplomatlar, politikacIlar, avukatlar, reklamcIlar, halkla ili$kiler $irketlerinin temsilcileri, falcIlar, sihirbazlar, eski e$ya satIcIlarI (antikacIlar) icin yalan bir hayat bicimidir. Bu kimseler, kar$IlarIndaki ki$ilere konuyla ilgili olarak sadece onlarIn ho$larIna gidecek olanlarI soylemekte cok ustadIrlar.Bu kimseler yalan soyleme becerilerini oylesine geli$tirip parlatIrlar ki, insanlar bu yalanlarI duymak icin can atarlar, te$vik ederler ve bundan mutluluk duyarlar. Bu grupta yer alanlar yalan i$aretlerinin cok azInI gosterirler.Dorduncu grupta ise, i$i yalan soylemek olmayan sIradan insanlarIn soyledikleri ve kendilerine yarar saglayan kucuk veya buyuk yalanlar gelir. Bunlar fark edildigi zaman “yalan” diye adlandIrIlan adi yalanlardIr. Kitapta daha once yer verdigimiz onemli bir gercegi burada bir kere daha hatIrlatalIm: “Insan agzIyla yalan soyleyebilir ancak bedeniyle asla”. Bu sebeple soylediginde durust olmayan birinin, davranI$larIyla sozlerinin dogru olmadIgI konusunda bazI ipuclarIyla kendisini ele vermesi kacInIlmazdIr.
Yalan I$aretleri
Yalan soylerken insanlarIn davranI$larInda gozlenen farklIlIklar cok sayIda ara$tIrmaya konu olmu$tur. Bu ara$tIrmalardan cIkan sonuclar $oyle ozetlenebilir:
1- Yalan soyleyen ki$ilerin elleriyle yaptIklarI jestler azalmaktadIr. Normal olarak el jestleri ifadeyi guclendirmek amacIyla yapIlIr. Ki$i buyuk cogunlukla konu$ulan kelimelerin anlamInI artIrmak icin yaptIgI el hareketlerinin farkInda degildir. Insan konu$urken elini salladIgInI bilir ancak ellerinin gercekte ne yaptIgInI bilmez. Ellerinin bir $eyler yaptIgInI bilmek, ancak ne yaptIgInI tam olarak bilmemek ki$iyi $upheye du$urur ve boylece ellerin hareketleri azalIr. Belki de insan icinde ya$adIgI celi$kiden oturu ellerinin kendisini ele vereceginden cekinir ve ellerini ya cebine sokar, ya uzerine oturur veya bir eliyle digerini tutar. Bu kendi kendine temas zor zamanda anne elinin tutulmasI yerine gecerek, ic gerginligi de hafifletir.
2- Yalan soyleyen ki$inin elini yuzune goturme ve yuz cevresine degdirme sayIsI artmaktadIr. Bir konu$ma sIrasInda insan elini arada sIrada yuzune goturur. Ancak ki$inin samimi olmadIgI bir goru$me sIrasInda bu jestin sayIsInda cok buyuk olcude artI$ gorulmektedir. Elin yuze gitmesi sIrasInda yapIlan hareketler ceneyi tutmak, dudaklara bastIrmak, agzI ortmek, burna degmek, yanagI ovu$turmak, gozun altInI ka$Imak, kulak memesini cekmek ve sacla oynamaktIr. Bir yalan sIrasInda butun bu jestlerin sayIsInda artI$ gorulmekle beraber agzI ortmek ve burna degmek jestlerinde adeta patlama olur. Insan yalan soylerken neden agzInI kapatIr? Bunu tahmin etmek cok zor degildir. Insan agzIndan cIkacak kelimeleri tutmak ve yaptIgInI ortmek ihtiyacIndadIr. Elin agzI ortmesi ce$itli bicimlerde olur. Parmaklar dudaklarIn uzerinde trampet calabilir, i$aret parmagI ust dudak uzerinde durabilir veya el agzIn hemen yanInda durabilir. Cocuklar yalan soylerken elleriyle agIzlarInI kapatIrlar. Hic $uphesiz yeti$kinler icin elin agza gitmesi, ki$inin yalan soyledigi konusunda tek belirleyici hareket degildir. Ki$i soyledigi konusunda tereddut icindeyse, hata yapmaktan korkuyorsa, zaman kazanmak istiyorsa da eli agIz cevresinde olabilir. Bu sebeple elin burna gitmesi, agzI ortmesine kIyasla daha geli$mi$, ince ve soyutlanmI$ bir harekettir. AgIzI ortmeye gelen el, hemen yukarda bulunan burna uzanIr ve boylece daha sembolik ve stilize bir hareket yapIlmI$ olur. Yalan soyleyen veya agzIndan cIkanlar konusunda yeterince samimi olmayan bir insanIn elinin burnuna gitmesinin en onemli sebebi fizyolojiktir. Cunku yalan soyledigi sIrada bir ic gerginlik ya$ayan insanIn bedeninde bircok fizyolojik degi$iklik olur. Kan basIncInIn yukselmesi, kalp vurum sayIsInIn artmasI, ter bezi faaliyetlerinin artmasI gibi yalan soylerken kaydedilen fizyolojik degi$ikliklerin yanI sIra burunda bir ka$Inma duygusu ya$anIr. Coldoni nin unlu masalInda yalan soyleyen Pinokyo nun burnunun buyumesi sebepsiz degildir. Yazar son derece onemli bir gercegi yakalamI$ ve abartarak cocuk literaturune gecirmi$tir.
3- Yalan soyleyen bir insamn konu$urken beden hareketlerinde bir artI$ olmaktadIr. Yalan soylendigi zaman duyulan rahatsIzlIk ve huzursuzluk, ozellikle otururken ki$inin durumunda degi$iklik yapmasIna, oturdugu koltukta one-arkaya veya saga-sola hareket ederek, pozisyon degi$tirmesine sebep olmaktadIr. Bu pozisyon degi$ikliginin ardInda buyuk bir ihtimalle “Ke$ke ba$ka bir yerde olsaydIm” duygusu yatmaktadIr. Oturur durumda artan beden hareketleri televizyondaki acIk oturum, panel veya sohbet turu programlarda sIk sIk gorulmektedir. Ozellikle “KIrmIzI Koltuk” programInda bircok konuk kendilerini guc durumda bIrakan sorularda koltugun sInIrlarInI zorlayan hareketler ve koltuk uzerinde mini gezintiler yapmaktadIr.
4- Yalan soyleyen bir ki$inin el jestleri azalIrken, el sallama hareketi artmaktadIr. Belki de boylece ki$i elini silkme biciminde hafif hafif sallayarak, sozleriyle ilgili sorumlulugun kendisine ait olmadIgInI anlatmak istemektedir.
5- Yalan soyleyen bir insanIn yuz ifadesi buyuk cogunlukla normale cok yakIndIr. Bu alanda uzmanla$madan, bir ki$inin mimiklerine bakarak yalan soyledigini anlamak cok guctur. Yuz ifadesinde yalanI ele veren en onemli ipucu, ki$inin gozlerini sIk sIk konu$tugu ki$iden kacIrmasIdIr.
Bu ara$tIrmalardan elde edilen bilgileri mutlak dogrular olarak degil, gecerIiligi tekrarlanmasIna ve izledigi sIraya baglI -her $eyden onemlisi- ki$inin icinde bulundugu baglamIn degerlendirilmesiyle anlam kazanan bir anahtar olarak kabul etmek gerekir. YukarIda sIralanan ozelliklerin varlIgI ki$inin yalan soyledigini degil, yalan soyleme ihtimalinin oldugunu gosterir. Bu ara$tIrmalarI sInamak icin calI$malar yapan ba$ka ara$tIrmacIlar, yukarda sIralanan davranI$larIn yalan veya samimiyetsizligi ortaya cIkartmak icin kulIanIlacak anahtarIn kendisi degil, ancak bir parcasI oldugunu soylemektedirler. Ornegin, bir konu$ma sIrasInda birdenbire buyuk bir suclamayla kar$Ila$mamIz durumunda, bocalamamIz, bircok kere elimizi yuzumuze goturmemiz, oturdugumuz yerde huzursuzlugumuzu yansItan hareketler yapmamIz mumkundur. Bu durumda suclamalarI yerinde, savunmalarImIzI da gercek dI$l olarak mI kabul etmek gerekir? Benzer $ekilde i$ icin mulakata cagrIlan bir ki$i, kendisine sorulan sorularla bunaldIgI zaman elini bircok defa yuzune goturebilir ve oturdugu yerde huzursuzluk i$aretleri gosterebilir. Butun bunlarIn, adayIn verecegi bilgilerin nasIl degerlendirilecegini bilememesinden ve hata yapmak endi$esinden kaynaklanmaSi da muhtemeldir.SIralanan sebeplerden oturu bu i$aretleri yalan soylemenin a$ikar delilleri olarak degil, beynimizin icindeki du$unceler ve gercek duygularla, dI$ dunyaya yansIyan ifadelerin bir celi$kisi olarak kabul etmek daha yerinde olur. Bu celi$ki gercek bir yalan olabilecegi gibi, samimiyetsizlik, tereddut veya $uphe de olabilir.

